Önemli Duyuru

ÖNEMLE DUYURULUR

Prof.Dr.İsmail Özçelik 1.Haziran 2014 TARİHİNDEN itibaren Avrasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanlığında full time çalışmaya başlıyacağından PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ çalışmalarına son vermektedir.Anne baba ve ilgililere uzmanlığı olmayan kişi ve merkezlere yönelmemelerini saygıyla hatırlatırım.
Prof.Dr.İsmail Özçelik

Ailelere Yardım ve Pamukdedem Yöntemi

Ailelere Yardım ve Pamukdedem Yöntemi

Aileler, yaygın gelişimsel bozukluklar, cinsiyet anomalileri ve kromozomal bozukluklar için psikologlara başvurabilir. Örneğin, otizm, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, down-sendromu, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri gibi hastalıkların tedavisinde psikologlardan yardım alınabilinir. Bu hastalıklarda tıbbi tedavi gerekliyse, psikologlar destek tedavi programlarını yürütürler. Bunun dışında bu hastalıkların tanısının konamadığı durumlar olabilir, ancak çocuğun hastalığa eğilimi vardır; bu durumlarda tıbbi tedavi uygulanamaz ama bir psikologla düzenli çalışarak, egzersiz yapılarak sorunu tamamen çözmek veya sorunun ilerlemesini engellemek mümkün olabilir.
Kaza sonucu ve doğuştan olan sakatlıklarda da, tıbbi tedavilerin yanı sıra, psikolojik destek almak hem tedaviye uyumu artırır, hem de çocuğun ve ailenin sorunla başaçıkmasını kolaylaştırır. Bu tür sakatlıklara örnek olarak, körlük, sağır ve dilsizlik, ortopedik sakatlıklar, ağır konuşma bozuklukları vb. Verilebilinir.
Uyum sorunları ve davranış bozukluklarının tedavisinde çoğunlukla psikolojik yardım tek başına yeterli olmaktadır. Bu sorunlar çok yaygındır ve bir çok aile bunları yardım almayı gerektirir bir sorun olarak görmez. Anne-babalar genellikle, bu tip sorunların kendiliğinden geçmesini bekler veya sorunu gidermek için o kadar sağlıksız yöntemler dener ki, sorun yer değiştirerek başka bir forma girer veya büyüyerek çözülemez hale gelir. Uyum ve davranış bozukluklarına örnek olarak aşağıdaki sorunları sıralayabiliriz;
- Gece korkuları
- Fobiler
- Kaygı bozukluğu
- Parmak emme (bebeklik dışında)
- Tırnak yeme
- Öfke ve saldırganlık
- Altını ıslatma
- Dışkı kaçırma veya tutma
- Kekemelik
- Tikler
- Yalan söyleme
- Çalma
- Kardeş kıskançlığı
- Cinsel sorunlar ve mastürbasyon
- Yeme bozuklukları
- Uyku bozuklukları
- İçe kapanıklık
- Aşırı inatçılık
Ailelerin bu sorunları çözmede yaptıkları en büyük yanlışlardan biri sorunu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Oysa, soruna yol açan sebebi ortadan kaldırmak gerekir. Yoksa sorun ya büyüyerek veya yeni bir sorun olarak bir süre sonra yeniden ortaya çıkar. Örneğin tırnağını yiyen bir çocuğu baskı yoluyla veya çeşitli cezalarla bu alışkanlığından vazgeçirebilirsiniz, ancak tırnak yeme alışkanlığına yol açan duygusal sebepler ortadan kalkmadıkça sorun tekrarlar veya çocuk altına kaçırma vb. Gibi yeni bir sorun geliştirir. Kekemelik içinde durum aynıdır. Uzman desteği alınmalıdır.
KEKEMELİK SORUNU TEDAVİSİ PAMUK DEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur..Sürekli olmaması ve konuşmanın tamamını etkilememesine karşın; bireyi psiko-sosyal bağlamda tamamen etkilemektedir. Kişinin ve ailesinin yaşamının tümünü etkileyerek, mahvetmektedir.Kekemelik; karmaşık davranış örüntülerini içerdiğinden tanımlanmasında ortak bir birlikteliğe rastlanmamaktadır. Kirk ve bir çok araştırıcı; kekemeliği ritm bozukluğu olarak tanımlamaktadırlar. Cebiroğlu ise, ritm bozukluğuna; konuşma akıcılığının bozulmasını eklemektedir. Bloodstein de benzer tanımda birleşmektedir. Johnson kekemeliği; bozulan kişisel ve sosyal uyum sonucunda hipertonik durumu yani kasılma halini önleme davranışı olarak anlatmaktadır. Kanımca; kekemelik karakterize davranışlarının olmaması halinde, kişilik parçalanmasında daha ileri noktalara gitmek olasıdır. Başka bir ifadeyle kekemelik, düzeltileceği ana dek bireyin bozuk olan psiko-sosyal uyumuna bir ön blok durumudur. Tabiki düzeltilmemesi halinde daha ileri sonuçlara yol açabilecektir. Özsoy ise, kekemeliği ; kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece sözcük yada cümlelerinde irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemelerinde ve bazen bunların yanında bir takım el kol ve vücut hareketleri gibi belirtilerle konuşmanın ritm ve akıcılığındaki bozukluktur şeklinde tanımlamaktadır PAMUKDEDEM Danışma Merkezinde kullanılan yaklaşım bireye görelik esas alınarak tüm yöntemlerin geçerli kısımlarından yararlanılmasıdır. Buna ek olarak bire bir fonetik ve artikülasyon çalışmaları gerrçekleştirilmektedir. Görülebileceği gibi insidansi en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik hemde dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. öğrenci tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR.FONETİKÇALIŞMALARIN YANINDA PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANMAKTADIR
Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluk belgelenmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir. Konuşmanın
kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkesempsikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır. Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.
Programa başlanılmadan HERHANGİ BİR DÖNEM SUSMA (0-15 GÜN) KONUŞMAMA-KULAĞA PAMUK TIKAMA ŞEKLİNDE SAÇMA BİR UYGULAMA YOKTUR. HERŞEYİ YEME İÇME SERBESTTİR. İLK GÖRÜŞME ÜCRETSİZDİR. Durumunuz randevu almanız ve incelenmeniz halinde bizzat size açıklanır. Mail adresine standart belirlememiz yoktur. Her kişi ayrı ayrı ele alınmaktadır.
BAZI TEMEL YANLIŞ KANAATLER:
• YANLIŞ: Yaşı ufak çocuklar eğitime alınamaz, alınmamalıdır. Kekemelik kendiliğinden geçer. Çocuğa sevgi göstermek yeterlidir.
DOĞRU : Yaşı ufak çocuklar eğitime ve çalışmalara alınabilir. Anneleri ile birlikte katılırlar. Çalışma sonunda anneler formatör öğretmen konumuna erişirler. Daimi olarak çocuklarının konuşmalarını destekler ve şekillendirir konuma erişirler. Çocuğa sevgi uygulamak kontrolsüz davranışları da kalıcı kılabi,ilir.Sonuçta kekemeliğin yanı sıra olumsuz alışkanlıklarda perkişebilir. Amcak babıldama çağı için %50 iyileşme olabilir.Terside doğrudur.Yüksek nisbette özre davetiye çıkartılmaktadır.
• YANLIŞ: Kekemeliğin çok önemli etkisi yoktur.Bırakın öylece kalsın.
DOĞRU : Kişinin hayatı mahvolmaktadır. Morali tükenmektedir. Anne-baba görevi yok olmaktadır. Saygınlığı kaybolmaktadır.

MODERATÖR NERMİN HANIMDAN RANDEVU ALINIZ.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ:

Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri

Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik : Her türlü randevu ve görüşme talebiniz için
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik :

GSM : (0 544) 227 28 14

(0 535) 369 91 56

(0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresleri: :

iozcelik2003@gmail.com

iozcelik2003@yahoo.com

ismail@pamukdedem.com

Lidcombe Erken Dönem Kekemelik Programı ve Eşsiz Pamukdedem Yöntemi

Lidcombe Erken Dönem Kekemelik Programı ve Eşsiz Pamukdedem Yöntemi

Lidcombe Kekemelik Programı’na bakacak olursak 1980 yılının ortalarından itibaren oluşturulmuştur. Lidcombe de Sdney Üniversitesinde geliştirilmiştir. Daha sonra Avusturalya. Kanada ve İngilterede kullanılmıştır. Daha çok 2-6 yaş aralığındaki çocukları içermektedir. Yapılmaya çalışıulan çocuk ve ebeveynlerinin davranış şekillendirilmesidir. Birinci dönemde kekemelik insidansının azalması ve anne-babanın davranış sistematiği yapısallaştırılmaktadır.İkinci dönemde ise her hafta seans yerini daha uzun döneme bırakmaktadır. Ayda bir gibi Çalışmada konuşmada akıcılığa erişme amaçlanmaktadır. Kullanılan temel yöntem sistematik duyarsızlaştırmadır.Amaçlanan husus yetişen ebeveynlerin çocuğa doğal ortamında yardımcı olmasıdır. Pamukdedem yöntemi kendi içerisinde bu dinamiğe sahiptir.

KEKEMELİK SORUNU TEDAVİSİ PAMUK DEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur..Sürekli olmaması ve konuşmanın tamamını etkilememesine karşın; bireyi psiko-sosyal bağlamda tamamen etkilemektedir. Kişinin ve ailesinin yaşamının tümünü etkileyerek, mahvetmektedir.Kekemelik; karmaşık davranış örüntülerini içerdiğinden tanımlanmasında ortak bir birlikteliğe rastlanmamaktadır. Kirk ve bir çok araştırıcı; kekemeliği ritm bozukluğu olarak tanımlamaktadırlar. Cebiroğlu ise, ritm bozukluğuna; konuşma akıcılığının bozulmasını eklemektedir. Bloodstein de benzer tanımda birleşmektedir. Johnson kekemeliği; bozulan kişisel ve sosyal uyum sonucunda hipertonik durumu yani kasılma halini önleme davranışı olarak anlatmaktadır. Kanımca; kekemelik karakterize davranışlarının olmaması halinde, kişilik parçalanmasında daha ileri noktalara gitmek olasıdır. Başka bir ifadeyle kekemelik, düzeltileceği ana dek bireyin bozuk olan psiko-sosyal uyumuna bir ön blok durumudur. Tabiki düzeltilmemesi halinde daha ileri sonuçlara yol açabilecektir. Özsoy ise, kekemeliği ; kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece sözcük yada cümlelerinde irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemelerinde ve bazen bunların yanında bir takım el kol ve vücut hareketleri gibi belirtilerle konuşmanın ritm ve akıcılığındaki bozukluktur şeklinde tanımlamaktadır PAMUKDEDEM Danışma Merkezinde kullanılan yaklaşım bireye görelik esas alınarak tüm yöntemlerin geçerli kısımlarından yararlanılmasıdır. Buna ek olarak bire bir fonetik ve artikülasyon çalışmaları gerrçekleştirilmektedir. Görülebileceği gibi insidansi en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik hemde dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. öğrenci tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR.FONETİKÇALIŞMALARIN YANINDA PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANMAKTADIR
Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluk belgelenmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir. Konuşmanın
kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkesempsikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır. Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.
Programa başlanılmadan HERHANGİ BİR DÖNEM SUSMA (0-15 GÜN) KONUŞMAMA-KULAĞA PAMUK TIKAMA ŞEKLİNDE SAÇMA BİR UYGULAMA YOKTUR. HERŞEYİ YEME İÇME SERBESTTİR. İLK GÖRÜŞME ÜCRETSİZDİR. Durumunuz randevu almanız ve incelenmeniz halinde bizzat size açıklanır. Mail adresine standart belirlememiz yoktur. Her kişi ayrı ayrı ele alınmaktadır.
BAZI TEMEL YANLIŞ KANAATLER:
• YANLIŞ: Yaşı ufak çocuklar eğitime alınamaz, alınmamalıdır. Kekemelik kendiliğinden geçer. Çocuğa sevgi göstermek yeterlidir.
DOĞRU : Yaşı ufak çocuklar eğitime ve çalışmalara alınabilir. Anneleri ile birlikte katılırlar. Çalışma sonunda anneler formatör öğretmen konumuna erişirler. Daimi olarak çocuklarının konuşmalarını destekler ve şekillendirir konuma erişirler. Çocuğa sevgi uygulamak kontrolsüz davranışları da kalıcı kılabi,ilir.Sonuçta kekemeliğin yanı sıra olumsuz alışkanlıklarda perkişebilir. Amcak babıldama çağı için %50 iyileşme olabilir.Terside doğrudur.Yüksek nisbette özre davetiye çıkartılmaktadır.
• YANLIŞ: Kekemeliğin çok önemli etkisi yoktur.Bırakın öylece kalsın.
DOĞRU : Kişinin hayatı mahvolmaktadır. Morali tükenmektedir. Anne-baba görevi yok olmaktadır. Saygınlığı kaybolmaktadır.

MODERATÖR NERMİN HANIMDAN RANDEVU ALINIZ.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ:

Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri

Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik : Her türlü randevu ve görüşme talebiniz için
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik :

GSM : (0 544) 227 28 14

(0 535) 369 91 56

(0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresleri: :

iozcelik2003@gmail.com

iozcelik2003@yahoo.com

ismail@pamukdedem.com

Psikolog’un Önemi-Kekemelik Oluşumu ve Pamukdedem Yöntemi

Psikolog’un Önemi-Kekemelik Oluşumu ve Pamukdedem Yöntemi
Psikoloğa ( çocuk Psikolojisi ) gitmek bir çok insan için, tabu olma özelliğini halen koruyor. Anne-babalar çocuklarını psikoloğa götürmek için defalarca düşünüyor, sorunları çözmek için çeşitli yöntemleri deniyor ve en son çare olarak bir psikoloğa başvuruyor. Psikoloğa gitmeye karar verene kadar sorun iyice ilerliyor, bu da çözüme ulaşmayı güçleştiriyor. Pek çok aile, ilkokuldan itibaren çocuklarının eğitimi için ciddi bir bütçe ayırıyor, oysa çocuklar için yapılacak yatırımın en büyüğü ilk 6 yılda yapılmalı, çünkü kişilik gelişiminin yüzde yetmişbeşi okul öncesi dönemde tamamlanıyor. Bu dönemlerden sonra çocuğunuzu daha iyi koşullarda yaşatabilirsiniz, ama daha sağlıklı ve mutlu, daha güvenli ve sosyal, daha zeki ve kendini geliştiren bir insan olmasına katkınız çok azalır.
Hangi durumlarda psikoloğa gidilmeli?
Aileler psikologlara çocuklarıyla ilgili aşağıdaki durumlar için başvurabilir.
• Gelişim kontrolü için
• Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıkların tedavisi, sakatlıklar için
• Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri için
• Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt için
Gelişim kontrolü
Psikoloğa gitmek için çocukların herhangi bir sorun yaşamasını veya bir hastalık, davranış bozukluğu geliştirmesini beklemek yanlıştır. 0-6 yaş döneminde çocukları, gelişim kontrolü yaptırmak için düzenli aralıklarla bir uzmana götürmek gerekir. Gelişim kontrolü seanslarına psikoloğun da onayıyla, anne-babalar, çocuk bakıcıları veya çocukla ilişkide olan diğer aile büyükleri de katılabilir. Gelişim kontrolleri sayesinde anne-babaların edinecekleri bilgiler aşağıdaki gibidir;
• Çocuğunuzun gelişiminin normal olup olmadığını öğrenirsiniz. Gelişim kontrolü seanslarında çocukların gelişimleri 5 grupta incelenir; fiziksel, hareket, dil, sosyal-duygusal, zeka gelişimi.
• Geriden gelen gelişim alanlarını ve bu alanları desteklemek için yapmanız gerekenleri öğrenmiş olursunuz. Psikoloğunuz size bu alanı geliştirmenizi sağlayacak egzersizler, oyun ve oyuncaklar önerecektir. Örneğin, siz çocuğunuzun konuşma problemi olduğunu ancak 18. ayda farkedebilirsiniz, ancak bir psikolog bunu 8-10 aylar arası farkedip, dil gelişimini destekleyici egzersizlere ağırlık vermenizi sağlayabilir. Bu şekilde sorunlar çıkmadan önleyebilirsiniz.
• Çocuğunuzun gelişimini desteklemek için neler yapabileceğinizi öğrenirsiniz.
• Çocuğunuzun zayıf ve güçlü yönlerini, eğilimlerini ve bunları geliştirme yollarını öğrenirsiniz.
• Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmayı öğrenirsiniz.
• Farkına varmadan yaptığınız hataları görme ve düzeltme olanağı bulursunuz.
• Çocuğunuzla oyun oynamayı ve ona herhangi bir şeyi doğru yöntemlerle öğretmeyi öğrenirsiniz.
• Spor, sanat veya bilimin herhangi bir dalına çocuğunuzu sağlıklı bir şekilde yönlendirmeyi öğrenirsiniz.
• Yaşına göre hangi oyun ve oyuncakları tercih etmeniz gerektiğini öğrenirsiniz.
• Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemle ilgili gerekli bilgileri ve bu dönemlerde dikkat etmeniz gereken konuları öğrenirisiniz. Örneğin; 8 ay civarı yabancılardan korkma, 12 ay civarı özgürlüğünü ilan etme, 18 ay civarı tuvalet eğitimine hazırlık vb.
• Ortaya çıkabilecek olası uyum ve davranış bozuklukları ve hastalıkları hızla teşhis edebilme, önlem alabilme ve tedaviye başlayabilme olanağı bulursunuz.
Gelişim kontrollerine başlamak için en ideal dönem 6-8 aylar arasıdır. Psikologlar gelişim kontrollerini farklı periyotlarla yapabilirler. Çocuğun gelişimine göre seanslar daha sık yapılabilir. Ancak gelişimi normal çocuklar için genellikle aşağıdaki program yeterli olmaktadır.
6 – 36 ay arası 2 ayda bir görüşme
3 yaş – 6 yaş arası 4 ayda bir görüşme
Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıklar, sakatlıklar
Aileler, yaygın gelişimsel bozukluklar, cinsiyet anomalileri ve kromozomal bozukluklar için psikologlara başvurabilir. Örneğin, otizm, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, down-sendromu, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri gibi hastalıkların tedavisinde psikologlardan yardım alınabilinir. Bu hastalıklarda tıbbi tedavi gerekliyse, psikologlar destek tedavi programlarını yürütürler. Bunun dışında bu hastalıkların tanısının konamadığı durumlar olabilir, ancak çocuğun hastalığa eğilimi vardır; bu durumlarda tıbbi tedavi uygulanamaz ama bir psikologla düzenli çalışarak, egzersiz yapılarak sorunu tamamen çözmek veya sorunun ilerlemesini engellemek mümkün olabilir.
Kaza sonucu ve doğuştan olan sakatlıklarda da, tıbbi tedavilerin yanı sıra, psikolojik destek almak hem tedaviye uyumu artırır, hem de çocuğun ve ailenin sorunla başa çıkmasını kolaylaştırır. Bu tür sakatlıklara örnek olarak, körlük, sağır ve dilsizlik, ortopedik sakatlıklar, ağır konuşma bozuklukları vb. Verilebilinir.
Uyum sorunları ve davranış bozukluklarının tedavisinde çoğunlukla psikolojik yardım tek başına yeterli olmaktadır. Bu sorunlar çok yaygındır ve bir çok aile bunları yardım almayı gerektirir bir sorun olarak görmez. Anne-babalar genellikle, bu tip sorunların kendiliğinden geçmesini bekler veya sorunu gidermek için o kadar sağlıksız yöntemler dener ki, sorun yer değiştirerek başka bir forma girer veya büyüyerek çözülemez hale gelir. Uyum ve davranış bozukluklarına örnek olarak aşağıdaki sorunları sıralayabiliriz;
- Gece korkuları
- Fobiler
- Kaygı bozukluğu
- Parmak emme (bebeklik dışında)
- Tırnak yeme
- Öfke ve saldırganlık
- Altını ıslatma
- Dışkı kaçırma veya tutma
- Kekemelik
- Tikler
- Yalan söyleme
- Çalma
- Kardeş kıskançlığı
- Cinsel sorunlar ve mastürbasyon
- Yeme bozuklukları
- Uyku bozuklukları
- İçe kapanıklık
- Aşırı inatçılık
Ailelerin bu sorunları çözmede yaptıkları en büyük yanlışlardan biri sorunu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Oysa, soruna yol açan sebebi ortadan kaldırmak gerekir. Yoksa sorun ya büyüyerek veya yeni bir sorun olarak bir süre sonra yeniden ortaya çıkar. Örneğin tırnağını yiyen bir çocuğu baskı yoluyla veya çeşitli cezalarla bu alışkanlığından vazgeçirebilirsiniz, ancak tırnak yeme alışkanlığına yol açan duygusal sebepler ortadan kalkmadıkça sorun tekrarlar veya çocuk altına kaçırma vb. Gibi yeni bir sorun geliştirir.
KEKEMELİK SORUNU TEDAVİSİ PAMUK DEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur..Sürekli olmaması ve konuşmanın tamamını etkilememesine karşın; bireyi psiko-sosyal bağlamda tamamen etkilemektedir. Kişinin ve ailesinin yaşamının tümünü etkileyerek, mahvetmektedir.Kekemelik; karmaşık davranış örüntülerini içerdiğinden tanımlanmasında ortak bir birlikteliğe rastlanmamaktadır. Kirk ve bir çok araştırıcı; kekemeliği ritm bozukluğu olarak tanımlamaktadırlar. Cebiroğlu ise, ritm bozukluğuna; konuşma akıcılığının bozulmasını eklemektedir. Bloodstein de benzer tanımda birleşmektedir. Johnson kekemeliği; bozulan kişisel ve sosyal uyum sonucunda hipertonik durumu yani kasılma halini önleme davranışı olarak anlatmaktadır. Kanımca; kekemelik karakterize davranışlarının olmaması halinde, kişilik parçalanmasında daha ileri noktalara gitmek olasıdır. Başka bir ifadeyle kekemelik, düzeltileceği ana dek bireyin bozuk olan psiko-sosyal uyumuna bir ön blok durumudur. Tabiki düzeltilmemesi halinde daha ileri sonuçlara yol açabilecektir. Özsoy ise, kekemeliği ; kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece sözcük yada cümlelerinde irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemelerinde ve bazen bunların yanında bir takım el kol ve vücut hareketleri gibi belirtilerle konuşmanın ritm ve akıcılığındaki bozukluktur şeklinde tanımlamaktadır PAMUKDEDEM Danışma Merkezinde kullanılan yaklaşım bireye görelik esas alınarak tüm yöntemlerin geçerli kısımlarından yararlanılmasıdır. Buna ek olarak bire bir fonetik ve artikülasyon çalışmaları gerrçekleştirilmektedir. Görülebileceği gibi insidansi en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik hemde dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. öğrenci tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR.FONETİKÇALIŞMALARIN YANINDA PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANMAKTADIR
Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluk belgelenmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir. Konuşmanın
kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkesempsikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır. Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.
Programa başlanılmadan HERHANGİ BİR DÖNEM SUSMA (0-15 GÜN) KONUŞMAMA-KULAĞA PAMUK TIKAMA ŞEKLİNDE SAÇMA BİR UYGULAMA YOKTUR. HERŞEYİ YEME İÇME SERBESTTİR. İLK GÖRÜŞME ÜCRETSİZDİR. Durumunuz randevu almanız ve incelenmeniz halinde bizzat size açıklanır. Mail adresine standart belirlememiz yoktur. Her kişi ayrı ayrı ele alınmaktadır.
BAZI TEMEL YANLIŞ KANAATLER:
• YANLIŞ: Yaşı ufak çocuklar eğitime alınamaz, alınmamalıdır. Kekemelik kendiliğinden geçer. Çocuğa sevgi göstermek yeterlidir.
DOĞRU : Yaşı ufak çocuklar eğitime ve çalışmalara alınabilir. Anneleri ile birlikte katılırlar. Çalışma sonunda anneler formatör öğretmen konumuna erişirler. Daimi olarak çocuklarının konuşmalarını destekler ve şekillendirir konuma erişirler. Çocuğa sevgi uygulamak kontrolsüz davranışları da kalıcı kılabi,ilir.Sonuçta kekemeliğin yanı sıra olumsuz alışkanlıklarda perkişebilir. Amcak babıldama çağı için %50 iyileşme olabilir.Terside doğrudur.Yüksek nisbette özre davetiye çıkartılmaktadır.
• YANLIŞ: Kekemeliğin çok önemli etkisi yoktur.Bırakın öylece kalsın.
DOĞRU : Kişinin hayatı mahvolmaktadır. Morali tükenmektedir. Anne-baba görevi yok olmaktadır. Saygınlığı kaybolmaktadır.

MODERATÖR NERMİN HANIMDAN RANDEVU ALINIZ.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ:

Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri

Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik : Her türlü randevu ve görüşme talebiniz için
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik :

GSM : (0 544) 227 28 14

(0 535) 369 91 56

(0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresleri: :

iozcelik2003@gmail.com

iozcelik2003@yahoo.com

ismail@pamukdedem.com

Kendini Tanıma Kekemelik ve Eşsiz PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

Kendini Tanıma Kekemelik ve Eşsiz PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

Kendini tanıma terimi literatürde (Realizasyon) karşılığı kullanılmaktadır. Benlik gerçekleştirimi veya kabulü diyebilebileceğimiz anlama gelmektedir. Kendini kabul veya tanımanın üç temel işlevi bulunmaktadır. Bunlar :
1. Bedensel,
2. Ruhsal,
3. Sosyal. Olmaktadır.
Her görülen belirti kişinin sağlıksız olmasına karşılık gelmemektedir. Burada, kesin hüküm geliştirilememesinin sebebi bireylerin , uyum düzeninde yapılanmalarının, statik değil dinamik hüviyette olmasındandır. Belirtilen üç yön sağlıklı insan ilişkileri oluşumu için, bir arada ve sağlıklı oluşum ilişkileri içindedirler. Bunun sonucunda ise, kendini tanıma aşamasında hak sahibi olan insan yaşam arenasında boy göstermektedir. Şimdi bu aşamadaki insan davranışlarını sıralamaya çalışalım :
1. Böyle bir insanın kuruntu, kaygı ve sıkıntıları bulunmamaktadır.
2. İçinde yaşadığı yakın ve uzak çevrede , sağlıklı ve sürekli ilişkiler kurabilir.
3. İnsanlarla geçinme ve işbirliği kurmanın gücünü kullanarak, sevgi ve saygıya dayanan yaşantılara erişebilir.
4. Bu tür bir kişinin kendisine güveni bulunmaktadır.
5. Toplumda bir yeri ve görevi olduğuna inanmalıdır. Başka türlüsü kişinin kendisini işlevsiz hissetmesine neden olmaktadır.
6. Kişi kendisini tek bir yönle sınırlandırmamalıdır. Bu tek yön çoğu zaman yaşanan ana ilişkin olabilmektedir. Oysa kişinin geleceğe yönelik tasarımları olmalıdır. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için çaba gösterilmelidir. Kişinin hedefleri kaçınımlı davranışlara ve streslere neden olacak tarzda olmamalıdır. Tersine ulaşılması halinde mutluluğa vesile olabilmelidir. Kişinin hiçbir zaman ulaşamayacağı hedefler, kendini tanımasına yardımcı olamayacaktır.
7. Kişi esnek olmalıdır. Karşılaştığı veya karşılaştığı veya karşılaşacağı durumlara ilişkin uyum çabası içinde olmalıdır. Yeni oluşumlar için karmaşıklığa düşmemelidir. Adeta yedek bir gücü yanında bulundurmalıdır. Takıldığı her an bu güç devreye çıkabilmelidir.
8. Girişimci olmalıdır. Bu tarz kişiler kendilerini bağımsız hissedebilmeli ve eyleme geçebilmelidirler.
9. Bireyin sahip olduğu veya savunduğu değerler , topluma, sosyal sisteme, ait olduğu gruba ters düşmemelidir.
Ünlü ruh sağlığı uzmanı Freud un dediği gibi insanı iki şey bir arada etkileşerek, sağlıklı ruh haline ulaştırmaktadır. Bu hususlardan birisi sevmek, diğeri ise çalışmaktır.

O zaman kendini tanımaya, oradan da , gerçekleştirmeye erişecek olan birey , insan sevgisine ve çaba gösterme gücüne sahip olmalıdır. Kendini tanıma ve gerçekleştirme süreç özelliklidir. Yani yaşam boyu sürmektedir. Birey çabası oranında kendisini tanıyıp gerçekleştirebilmektedir. İnsanların kendilerini gerçekleştirmelerine en büyük engel ruh sağlıklarının bozulmasıdır. Anlatılanların ışığında kendini tanımanın temel özelliklerini sıralayalım :
Kendinin olumlu ve olumsuz taraflarını bilir.
Girişimcidir.
İnsanları sever.
Aidiyet hissini taşır.
kendine güvenir.
Sevgisi gerçektir.
Geleceğe yönelik gerçekçi hedefleri vardır.
Anlatılanların ışığında, kendini tanıma veya kişilik kuramlarını açıklayalım. Çoğul ifadeden de anlaşılacağı üzere kişiliğin açıklanmasında, geçerliği kabul edilen tek bir kuram bulunmamaktadır. Konuyu daha iyi izleyebilmek için , kişiliği kısaca tanımlayalım. Kişilik, bireyi başkalarından ayıran , bireyin doğuştan getirdiği ve sonradan kazandığı özelliklerinin sonucudur. İşte bu hususla ilgili olarak üç kavram sürekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendini tanıma veya kişilik aslında bu üç kavramın sentezi halini bünyesinde toplamış bulunmaktadır. Bu kavramlar, büyüme, öğrenme,olgunlaşma ve gelişmedir. Büyüme organizmada, sayısal olarak ifade edilebilen değişmelerdir. Boy ve kilo ile ilgili değişmeler bu türdendir. Bireyde, kendi yaşantısı sonucu oluşan, kalıcı davranış değişiklikleri öğrenmedir. Gelişme, organizmada meydana gelen hem nicel hem de nitel değişmelerdir. Kendini tanıma etkinliğinin en üst aşaması sosyalleşmedir. Sosyalleşme ise sosyal kabule karşılık gelmektedir. İşte bireyde oluşabilecek kekemelik kendini tanıma ve kabulde önemli bir etkendir. Ailenin bu durumun tek başına üstesinden gelmesi mümkün değildir. Pamuk dedem yöntemi gereklidir.

KEKEMELİK SORUNU TEDAVİSİ PAMUK DEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur..Sürekli olmaması ve konuşmanın tamamını etkilememesine karşın; bireyi psiko-sosyal bağlamda tamamen etkilemektedir. Kişinin ve ailesinin yaşamının tümünü etkileyerek, mahvetmektedir.Kekemelik; karmaşık davranış örüntülerini içerdiğinden tanımlanmasında ortak bir birlikteliğe rastlanmamaktadır. Kirk ve bir çok araştırıcı; kekemeliği ritm bozukluğu olarak tanımlamaktadırlar. Cebiroğlu ise, ritm bozukluğuna; konuşma akıcılığının bozulmasını eklemektedir. Bloodstein de benzer tanımda birleşmektedir. Johnson kekemeliği; bozulan kişisel ve sosyal uyum sonucunda hipertonik durumu yani kasılma halini önleme davranışı olarak anlatmaktadır. Kanımca; kekemelik karakterize davranışlarının olmaması halinde, kişilik parçalanmasında daha ileri noktalara gitmek olasıdır. Başka bir ifadeyle kekemelik, düzeltileceği ana dek bireyin bozuk olan psiko-sosyal uyumuna bir ön blok durumudur. Tabiki düzeltilmemesi halinde daha ileri sonuçlara yol açabilecektir. Özsoy ise, kekemeliği ; kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece sözcük yada cümlelerinde irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemelerinde ve bazen bunların yanında bir takım el kol ve vücut hareketleri gibi belirtilerle konuşmanın ritm ve akıcılığındaki bozukluktur şeklinde tanımlamaktadır PAMUKDEDEM Danışma Merkezinde kullanılan yaklaşım bireye görelik esas alınarak tüm yöntemlerin geçerli kısımlarından yararlanılmasıdır. Buna ek olarak bire bir fonetik ve artikülasyon çalışmaları gerrçekleştirilmektedir. Görülebileceği gibi insidansi en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik hemde dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. öğrenci tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR.FONETİKÇALIŞMALARIN YANINDA PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANMAKTADIR
Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluk belgelenmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir. Konuşmanın
kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkesempsikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır. Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.
Programa başlanılmadan HERHANGİ BİR DÖNEM SUSMA (0-15 GÜN) KONUŞMAMA-KULAĞA PAMUK TIKAMA ŞEKLİNDE SAÇMA BİR UYGULAMA YOKTUR. HERŞEYİ YEME İÇME SERBESTTİR. İLK GÖRÜŞME ÜCRETSİZDİR. Durumunuz randevu almanız ve incelenmeniz halinde bizzat size açıklanır. Mail adresine standart belirlememiz yoktur. Her kişi ayrı ayrı ele alınmaktadır.
BAZI TEMEL YANLIŞ KANAATLER:
• YANLIŞ: Yaşı ufak çocuklar eğitime alınamaz, alınmamalıdır. Kekemelik kendiliğinden geçer. Çocuğa sevgi göstermek yeterlidir.
DOĞRU : Yaşı ufak çocuklar eğitime ve çalışmalara alınabilir. Anneleri ile birlikte katılırlar. Çalışma sonunda anneler formatör öğretmen konumuna erişirler. Daimi olarak çocuklarının konuşmalarını destekler ve şekillendirir konuma erişirler. Çocuğa sevgi uygulamak kontrolsüz davranışları da kalıcı kılabi,ilir.Sonuçta kekemeliğin yanı sıra olumsuz alışkanlıklarda perkişebilir. Amcak babıldama çağı için %50 iyileşme olabilir.Terside doğrudur.Yüksek nisbette özre davetiye çıkartılmaktadır.
• YANLIŞ: Kekemeliğin çok önemli etkisi yoktur.Bırakın öylece kalsın.
DOĞRU : Kişinin hayatı mahvolmaktadır. Morali tükenmektedir. Anne-baba görevi yok olmaktadır. Saygınlığı kaybolmaktadır.

MODERATÖR NERMİN HANIMDAN RANDEVU ALINIZ.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ:

Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri

Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik : Her türlü randevu ve görüşme talebiniz için
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik :

GSM : (0 544) 227 28 14

(0 535) 369 91 56

(0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresleri: :

iozcelik2003@gmail.com

iozcelik2003@yahoo.com

ismail@pamukdedem.com

Anne babalara Nasihetler KEKEMELİK VE PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

Anne babalara Nasihetler KEKEMELİK VE PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

-Bir çocuk düşman bir çevrede yaşarsa kavgacılık öğrenir.

-Bir çocuk korku içinde yaşarsa korkmayı öğrenir.

-Bir çocuk kıskançlık içinde yaşarsa nefret etmeyi öğrenir.

-Bir çocuk vermeyi öğrenirse sevmeyi öğrenir.

-Bir çocuk ona cesaret veren bir çevrede yaşarsa kendine güvenmeyi öğrenir.

-Bir çocuk onu öven bir çevrede yaşarsa oda taktir etmeyi öğrenir.

-Bir çocuk sevilirse sevmeyi öğrenir.

-Kendine değer veren bir çevrede büyürse bir gayesi olduğunu öğrenir.

-Daima dürüst muamele görürse adaletli olmayı öğrenir.

-Daima dostluk güler yüz ve anlayış gösteren bir çevrede yaşarsa dünyanın içinde yaşanacak güzel bir yer olduğunu öğrenir.

ALTIN KURALAR

-Gülünç duruma düşürülen çocuk çekingen olur.

-Tenkit edilen çocuk her zaman kendini kabahatli bulur ve kendine güveni olmaz.

-Kendisine inanılmayan çocuk, yalancı ve dolandırıcı olur.

-Kin ve nefret içinde yaşayan çocuk, düşmanca duygular geliştirmeye başlar.

-Kendisine sabırla muamele yapılan çocuk, hoşgörülü olur.

-Unutmayın ki; çocuk anne ve babasının ortak eseridir.

;

Yaşamda herkesin başkalarının yardımına ihtiyaç duyduğu dönemler vardır. Bunu çekinilecek bir olay ya da olumsuz bir durum olarak kabul etmemek gerekir. Güvensizlik, arkadaşlık, cinsiyet, ruh sağlığı gibi durumlar insanı zaman zaman rahatsız eder. Bunlara benzer başka sorunlarda eklenebilir. Bütün bunlar insanı mutsuz kılar, verimli çalışmayı engeller, yaşamın temellerini eksik oluşturur. Okul çağında, özellikle de çocuğunuzun birden bire değiştiği ortaöğretim çağında bu gibi durumlarla sıklıkla rastlayabilirsiniz. Yaptığımız test ve anketlerde, öğrencilerimizin genel görüş bildirimlerinden elde ettiğimiz sonuçlar bizi bu noktalarda siz sayın velilere bazı öneriler getirme fikrini oluşturdu. Bu dönemdeki çocuklarımızın arkadaşlarına ve öğretmenlerine olduğu kadar siz sayın velilerden de yadım ve destek ihtiyaçları vardır. Gerek aile ve gerek okul eğitimi için gereken en önemli ilke SEVGİ’ dir. Çocuğa karşı gerçek ilgi ve sevgi göstermek iyi bir eğitim ortamının en önemli koşuludur. Yapılan araştırmalarda; çocuk sevdiği kimsenin ya da kendisi ile ilgilenen kimsenin, ona sevgisini verebilen kimsenin güvenini yitirmemek için; onun hoşuna gidecek davranışlarda bulunacak, kendini sürekli yenileyecek ve onu örnek alacaktır. Böylece davranışlarını geliştirir, zamanla kişilik çatışmasından kurtulur güven hissetmeye başlar. Bu nedenle; evde anne-baba, okulda öğretmenler çocuğun duygusal güvenini kazanmasına önem vermek zorundadırlar. Çocuğunuzla sağlam bir ilişkinin temeli KAYITSIZ ŞARTSIZ SEVGİ’ dir. Ancak böylesi bir sevgi, çocuğunuzdaki potansiyeli tam olarak ortaya koymasını, çocuğunuzdaki davranışların tam olarak anlayabilmenizi, yaramazlıklarına-hırçınlıklarına karşı tutumunuz yolunu çizmenizi, sevgisizlik-güvensizlik-başarısızlık nedenlerini belirlemenizi sağlar. Sevgi, sizin ve çocuğunuzun hangi noktalarda olduğunu, disiplin dahil her alanda ne yapmanız gerektiğine işaret eden göstergeler oluşturacaktır.
Eğer sevgi olmasaydı; annelik ve babalık insanı çaresizliğe sürükleyecek bir yük haline gelirdi. Çocuğunuzu sevgiden ve sevgi göstergelerinizden mahrum bırakmayın. Her ortamda ve her fırsatta sevginizin-desteğinizin varlığını hissettirin. Bu sayede gerekli sabrı ve çaresizlikten doğan rahatsızlıklarınızın çıkışlarında bulabilirsiniz. Ruh sağlığı güçlü yetişen bir gençlik, başarılı ve mutlu bir toplum oluşturur. Bu nedenle evde anne-baba olarak yapabildiğinizin tüm özverilerinizin tekrar bir gözden geçirilmesini; Kendi eksikliklerinizi ya da yanlış gördüğünüz davranışlarınızı değerlendirmeniz sizin ve çocuğunuzun sürekli bir gelişimini sağlayacaktır.Hepimiz bu çocukluk döneminden geçtik belki ancak; gelişen ve değişen yaşam standartlarımız yeni neslin farklı olmasına sebep olabiliyor. “Ben senin yaşındayken ……” diye başlayan hiç bir cümle akılda kalmaz, bilakis yeni neslimizi sıkar ve bocalamalarına neden olabilir. Bu aşamada çocuğumuzun ruhsal gelişmesine yapabileceğimiz en büyük yardımlardan biri, kendi manevi hayatınızı çocuğunuzun gelişim düzeyine göre paylaşmanızdır. En uygun yöntem ile onunla şu anki yaşamınızın iyi ve kötü yanları ile mutlu ve mutsuzluklarınız ve hatta onunla ilgili duygularınızı paylaşmanız ile onun eğitimine önemli bir adım atabilirsiniz. Çocuğunuzun ruhsal gelişimine yardımcı olabilecek olayları sonradan değil de şu anda yaşanırken paylaşmak; çocuğunuzun kendi deneyimleri ile öğrenmesine yardımcı olacağı gibi sizin deneyimlerinize de katılmasından dolayı aranızdaki bağın kuvvetlenmesini sağlayacaktır. Bir çocuk duygusal açıdan doymak için anne ve babası ile (ve başkalarıyla) göz iletişiminden yararlanır. Anneler ve babalar sevgilerini bir iletme yöntemi olarak, çocuklarıyla ne kadar çok gözle iletişim kurarlarsa, o çocuk o kadar çok sevgiye doyar, duygu dağarcığı da o oranda gelişir. Gözle iletişim; Çocuğunuz ile kurabileceğiniz en önemli kontak yöntemidir. Bu sayede sözlerinizi, duygularınızı, amaçlarınızı vb. ona aktarabilirsiniz. Onunla iletişim kurmaktan korkmayın. Ergenlik belirtilerinin ortaya çıktığı 12-15 yaşlarında çocuklarımızın ilk gençlik döneminde olumsuz davranışların yoğun yaşandığı görülür. 15-17 yaş arası güvensizlik ve çekingenliğin belirgin olduğu dönemlerdir. Bu dönemlerde; hırçınlık, ders çalışmama ve başarısızlık, sorumluluklardan kaçma, can sıkıntısı, tepkilerini sert dile getirmesinden görüş ayrılığından doğan kuşak çatışması, çabuk karamsarlığa düşme, alıngan ve huzursuzluk, gezme ve eğlencelerden kısıtlandığında yalan söylemesi, kardeş çatışmasının yoğun yaşanması, güvensizlik, başaramama korkusu,sağlıklı arkadaşlık ilişkileri kuramama vb davranışların çok görülmesi normaldir. Bu çağda gençlerimiz yeni arayışlar içinde bunalırken bir yandan da kendi bedeni ile ruhsal gelişimini dengelemeye çalışmakta, ancak doğal olarak tepkilerinde belirgin iniş ve çıkışlar oluşturmaktadır. Bir yandan büyümek için sabırsızlanırken öte yandan çocuksu tavırlardan sıyrılamamanın verdiği rahatsızlığı yaşamak, davranışlarındaki sebatsızlığı açıklayabilir. Çocuklarımız bizden farklı ve ayrı bir kişilik geliştirebilirler.
Bunu makul ve olgun karşılamak, hoşgörü ve sevgi ile yaklaşmak, bazen de bocalamalarında onlara destek olmak, güven aşılamak gerekir. Sözcüklerle anlatılan bir hayat felsefesinin, deneme ve yanılma ile öğrenmenin yanında daha az etkili olduğunu düşünürsek; burada amacımızın yanılma paylarını en aza indirgemek ve başarı sağlayarak onlara güven duygusunu aşılamaktır. Doğal olarak hata yapacaklardır. Her ortamda kollanan, yapma sorumluluğu ona verilen ancak sizlerin tamamladığı davranışlarının sonuçlarını yaşayarak görüp öğrenmesini sağlayın. Çocuklarımızın dünyasının, bizim yaşadığımız gerçek dünyadan farklı olduğunu her zaman sezinleriz; ancak onların dünyasına inmeye bir türlü cesaret edemeyiz nedense… Belki yetişkinliğimizin bize gerekleridir bu. Çocuklarımızla tam bir yetişkin gibi konuşur, hatalarımızı kabul etmeyiz. Çocuklarımızda bizim hatalarımızı görmemeleri için var gücümüzle uğraşırız. Badende onlara ağır ithamlarda bulunabiliriz. Eğer yetiştin hatasız ve doğru ise çocuğun da bu ithamların gereklerini yerine getirmesi çok doğaldır. Bunun yanında özür dileyen, hatalarını kabul ederek doğruyu birlikte tartışarak bulmaya çalışan yetişkin, çocuğunun dünyasına inebilmiş demektir. O zaman sorunlar birlikte tartışılarak, çözüm formülü birlikte keşfedilir. Kısaca; okullarda verilen eğitim-öğretim çalışmalarının, ailedeki eğitim ve öğretim ile desteklenmesi, çocuğunuzun başarısında sizin de çok önemli katkılarınızın olabileceğini kabul etmeniz; sevgi, ılımlı yaklaşım, güven ve destekle adımlarını daha sağlam atmasına yardımcı olabileceğinizi bilmeniz çok önemlidir. Bu doğrultuda getirebileceğimiz birkaç öneri aşağıda sıralanmıştır. Çocuğunuzu iyi tanıyın, onun yapabileceği düzeyde verim bekleyin. Kapasitelerinin üzerinde çalışmalarını düzenlemeyin. Verimli olarak ders çalışabilmesi için çalışma ve dinlenme saatlerinin programlamlanması gerekmektedir. Planlı olarak çalışılan dersler, bilinçli olarak öğrenmeyi oluşturur. Çocuğunuz ezberlemeden, not için değil de öğrenmek için çalışmayı bilmeli. Ondan not istemeyin, neler öğrendiğini sorun. Kazanılan bir bilgi ancak bir sonraki bilgi ile transfer edilebilirse öğrenilmiş olur. Çocuklarınızın sınıf geçmesi önemli değildir. Önemli olan bir üst öğretim ve eğitime kendini hazır görerek güçlü bir şekilde geçmesidir. Çocuklarımız temelsiz yetişirse, bir sonraki eğitimlerine de hazırlıksız devam ederler. Bu da nedenli sağlıklı bir gençlik oluşturur tartışma konusudur. Özellikle bu yaşlarda yönlendirilen çocuklar; ilgi, yetenek ve çeşitli alanlara göre kaydırılmalı, alternatiflerini belirlemesinde yardımcı olmalı, başarılı olabilecekleri iş yaşantılarına yönlendirilmeleri sağlanmalıdır.
Çocuklarınıza kıyas getirmeyin, sürekli başkaları ile kıyaslanan çocuk kendini güvensiz ve gelişmeye kapalı çocuktur. Onlara olumsuz eleştiriler getirirseniz bir süre sonra olumsuz davranışları kendilerinde bir görev bileceklerdir. Çünkü yetişkin her zaman doğru söyler ve hata yapmaz ilkesini kabullenmiştir. Yapıcı ve teşvik edici her söz, onlara bir adım daha ileri gitmelerini sağlayacak sizin güveninizden emin olacaklardır. Çocuklarınızın sizin isteklerinizi yapması için korkutmayın, ağır cezalardan ve baskıcı tutumlardan uzak durun. Yüksek sesle verilmeye çalışılan hiç bir öğüt dinlenmez.
Sevgi ve ılımlı bir yaklaşımla, yapabileceğiniz arkadaşça tavırlarınızla iletmek istediğiniz mesajı tam olarak verebilirsiniz. Anne ve baba olarak ortak kararlar alınız ve davranışlarınızda her zaman doğru ve tutarlı olunuz. Çelişkili davranışlarınızla çocuğunuz her zaman bocalayacak ve doğruyu bir başkasında arayacaktır. Aile içi problemlerin, tartışmalarınızın çocuğunuza yansıması; huzurlu bir ortamda yetişemeyen çocukların geleceklerini de bu doğrultuda düzenlemelerine sebep olacaktır. Çocuklar önünde yapılan tartışmalar, okul ve öğretmenler hakkındaki eleştiriler çocukta bocalamaya, tatta öğretmenlerini eleştirme hakkına sahip olmasından kaynaklanan eğitim başarısızlığına ve okuldan soğumasına neden olacaktır. Çocuğunuzun devam durumunu ve okul ile ev arasındaki geliş-gidiş saatlerini sürekli kontrol altında tutun. Zararlı alışkanlıklar hakkında iyi bir örnek olun ki söyledikleriniz sadece lafta kalmasın. Ülkemizde zararlı alışkanlıklara başlama yaşı bir hayli inmiştir. Bu yaşlarda uyarılan ve gerekli tedbirleri alınan çocuklarımızın sağlıklı bir gençlik oluşturması için tüm imkanlarımızı zorlamalıyız. Çocuklarınızın ihtiyaçlarını karşılarken tutarlı ve titiz olunuz. Her türlü ihtiyaçlarının karşılanması için, onlardan beklentilerinizin gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol ediniz.
Çocuklarınızın yaş konum itibarı ile cinsel gelişimlerine başlamış durumdalar. Onların sorabileceği cinsellikleri ile ilgili konulara da hazırlıklı olunuz. Yalın ve dürüst bir şekilde makul olarak cevaplayınız. Korkup çekinebileceği bir ortam yada sır ve gizlerle dolu bir hale girmesini engelleyiniz. Bu konudaki ılımlı ve destek verici yaklaşımınız, çocuğunuzun çevreden yalan yanlış bilgiler almasını engeller. Bu çağdaki çocukların beden ve ruhsal gelişimleri doğru bir orantıda olmayabilir. Beden gelişiminin bir anda hızlanması, ruhsal gelişiminin ise daha yavaş olması bazı hırçınlıklara ve asiliklere sebebiyet verebilir. Bu durumu anlayışla karşılamak ve mantıklı bir yaklaşım ile aşılmasına yardımcı olmak çocuğunuzun cinsel kimliğini kazanmasında en önemli görevdir. Çocuklara karşı sabır, soğukkanlılık, anlayış, sebatlık ve sevgi ile yaklaşın, bu onların sizin ile olan ilişkilerinde daha yakın olmalarını sağlayacakladır. Yüksek sesle söylenen emir verici sözler, ağır eleştiriler ve azarlamalar asla fayda getirmeyeceği gibi çocuğunuzun sizden kopmasına ve uzaklaşmasına hatta bir çok konuda yalana başvurmasına sebep olacaktır. Çocuğunuzun derslerinde ve davranışlarında daha iyiye yöneltilebilmesi için öğretmenleri ile sıkı bir ilişkiye girilmeli, toplantılara mutlaka katılmalı çocuğunuzun gelişimi ile ilgili konularda takipçi olmanızda yarar vardır. Öğretmenlerin alınmasını istediği ders araç ve gereçlerin zamanında temin edilmesine önem veriniz. Çocuğunuzun kılık ve kıyafetine, temizliğine özen gösteriniz. Çocuğunuzun sağlık durumu ile yakından ilgileniniz. Hastalıklardan bir kısmı çocuğun yaşam enerjisini önemli ölçüde azaltarak onu dermansız bırakabilir. Bir kısmı ise, neden oldukları devamlı acı ve ağrılar yüzünden çocuğun ilgi ve dikkatini ders konuları üzerinde toplamasına engel olabilir. (Çocuğunuz asılsız bedensel yakınmalarda bulunuyorsa bunlarında dikkate alınması gerekir. Bu yakınmalar aslında onun sorunlarını dolaylı olarak anlatış şekli olabilir.)

Çocuğunuzu kahvaltı etmeden yada yemek yemeden kesinlikle okula göndermeyiniz. Özellikle orta öğretim çağındaki çocuklar, hızlı bir büyüme ve gelişme dönemi içindedirler. Bu konuda titiz olunuz. En iyi dinlenme, uyuyarak yapılan dinlenmedir. Özellikle düzenli olarak planlanan uyku çocukların yaşamında büyük önem taşır. Sinir sisteminin dinlenmesi ve enerji toplayabilmesi uyumaya bağlıdır. Bu sebeple çocuğunuzun uyku saatlerinin düzenli olmasına önem veriniz. Çocuğunuza yeteri kadar harçlık veriniz. Harçlığını mümkünse aylık veya haftalık olarak belirleyiniz. Böylelikle kendisini yönetmeyi öğrenecek, sorumluluk kazanacaktır. Çocuğunuzun yaşamında en önemli çevre, aile çevresidir. Çocuk yaşamında en etkili örnekleri ailesinden alır. Anne ve baba olarak tüm davranışlarınızda örnek olduğunuzu unutmayınız. Çocuklarınızın belirli davranışlarını da anne ve baba olarak farklı davranışlar göstermeyiniz. Ortak bir karar alarak ikinizde davranışlarınızda örnek ve tutarlı olunuz. Onun eleştirilerini dinleyerek makul bir şekilde cevaplandırınız. Hatalarınızı düzeltme yönünde onunla tartışınız, gerekirse özür dilemeniz bile çocuğunuzun gözünde sizi yüceltecektir. Çocuğunuzun gerekli tüm sorunları için sınıf ve okul rehber öğretmenlerine başvurunuz. Bu konuda size yapılan çağrılara mutlaka uyunuz. Onunda sorunlarını gerektiğinde sınıf ve okul rehber öğretmenlerine anlatması için teşvik ediniz. Sizin ve çocuğunuzun sorunlarınızın gizliliğe önem verilerek çözülmeye çalışılacağından emin olunuz.
Çocuklarınızın çoğu evde, aileleri tarafından ders çalışmaya ikazlarının fazlalığından yakınmaktadırlar. Sürekli dersine çalış ikazı olumsuz etki yapabileceği gibi aynı zamanda çocuğunuzun çalışma azmini de kıracaktır. Çocuğunuzun programlı çalışmaya alıştırılması, dinlenme, eğlence saatlerinin planlanması için onu yönlendirilmesi, dersi öğrenmesi için çalışması gerektiği aşılanmalıdır. Aksi taktirde saatlerce bilinçsiz olarak çalışılan bir konu sadece zaman israfıdır. Ders öğrenmek için çalışılır, öğrenmede ancak bir başka öğrenilen bilgiye transfer edilirse pekişir. Ancak öğrenilen bilgi yaşamda uygulanabilir. Planlı çalışma ise her zaman düzeni ve bilgiyi oluşturur.
Çocuklarımız, kendilerine güvensiz olmaktan ve sosyalleşememekten rahatsızlar. Nedenlerini düşünürsek, çözüm yine bizlerde. Çocuğunuza değer verdiğinizi, ona güvendiğinizi, sorumluluklarını yerine getirebileceğinden emin olduğunuzu ona her fırsatta belirtin. Ona ve fikirlerine değer verin, onu dinleyin, sosyal yaşantısında faal olması için onu destekleyin. Okul ve çevresindeki sosyal faaliyetlere katılması için teşvik edin. Ona değer verdiğinizi, güvendiğinizi her ortam ve fırsatta övgülü sözlerle dile getirin. Çocuğunuzun şımarmasından korkmayın; bilakis size ve düşüncelerinize layık olmaya çalışacaktır. Ona olan güveninizi gösteremezseniz, ondan nasıl güven bekleyebilirsiniz ki… Çocuğunuzun ders çalışma ortamını hazırlamasına yardımcı olunuz.
Mümkünse bir çalışma odası oluşturunuz. Eş dost toplantılarınızı onun programına uygun hale getirmeye gayret ediniz, ev işlerini ya da alış-veriş sorumluluklarını ders çalışma saatlerinin dışında oluşturunuz. Başarabildiği bir boş zaman etkinliğinin mutluluğunu birlikte paylaşıp, onunla gurur duyduğunuzu her fırsatta belirtin. Çocuğunuzun arkadaş çevresi, onun gelişimi ve sosyal hayatının oluşumunda çok büyük etkendir. Okul dışı zararlı arkadaşlıklar, farklı problemleri de beraberinde getirir. Zararlı alışkanlıkların bu yaşlarda büyük merak konusu olduğunu, kişiliklerinin oluşma döneminde yanlış yönlendirilebileceklerini unutmayınız. Çocuğunuzun arkadaş edinmesi ve bu arkadaşlıklarda beklentilerini aza indirgeyerek mutlu arkadaşlıkların oluşumunu gerçekleştirebileceklerdir. Çocuğunuzu sık sık eleştirmekten kaçınınız. Bunu başkalarının, hatta arkadaşlarının yanında yapmayınız. Beğendiğiniz ve taktir ettiğiniz yönlerini ona söyleyiniz. Çocuklarınız arasında kıskandırmadan mütekabil azimlerinin artacağından ya da komşu çocuğu ile kıyaslandığında daha iyiye yöneleceğini sanmak yanlıştır. Onu kendi yapısı ve kişiliği ile kabul ediniz. hiç kimse bir başkası olmak istemez, herkes bir başkası gibi olmak için çalışsaydı; hiç kimse olmazdı. Çocuğunuzun okul yaşantısı ile ilgileniniz. Anlattıklarını büyük bir sabırla dinlemeye çalışınız. Mutluluklarını veya Mutsuzluklarını onunla paylaşınız. Son olarak; çocuğunuz sürekli bir büyüme ve gelişme içinde olduğunu unutmayınız. Sizin çocuğunuz olsa da; sizden farklı bir kişilik geliştirmekte. Onlara karşı sabırlı, soğukkanlı ve anlayışlı olunuz. Deneme ve yanılma yolu ile öğreneceklerdir. Kusurları ve olumsuz hareketleri olacaktır. Çocuklarımızın, bizim gibi düşünüp bizim gibi hareket ve tavırları göstermiş olsalardı, ailede ve okulda eğitime gerek kalmazdı. Okuldaki eğitim ve öğretim çalışmalarının ailedeki eğitim ve öğretim çalışmaları ile desteklenmesi gerektiğini, çocuğunuzun başarısında sizinde çok önemli katkılarınızın olabileceğini kabul etmeniz ve ona gereken yardımları yapmanızın başarısını olumlu yönde etkileyebileceğini kabul etmeniz gerekiyor. Ancak bu mantıkla yola çıktığınızda onlara istediklerini verebilir ve onlardan istediklerimizi alabiliriz. UNUTMAYIN; SİZİN ÇOCUĞUNUZ OLARAK DOĞMAK ONLARIN ELİNDE DEĞİLDİ, ANCAK SEÇME HAKLARI OLSAYDI, SİZDEN BAŞKA KİMSENİN ÇOCUĞU OLMAK İSTEMEZLERDİ.
KEKEMELİK SORUNU TEDAVİSİ PAMUK DEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur..Sürekli olmaması ve konuşmanın tamamını etkilememesine karşın; bireyi psiko-sosyal bağlamda tamamen etkilemektedir. Kişinin ve ailesinin yaşamının tümünü etkileyerek, mahvetmektedir.Kekemelik; karmaşık davranış örüntülerini içerdiğinden tanımlanmasında ortak bir birlikteliğe rastlanmamaktadır. Kirk ve bir çok araştırıcı; kekemeliği ritm bozukluğu olarak tanımlamaktadırlar. Cebiroğlu ise, ritm bozukluğuna; konuşma akıcılığının bozulmasını eklemektedir. Bloodstein de benzer tanımda birleşmektedir. Johnson kekemeliği; bozulan kişisel ve sosyal uyum sonucunda hipertonik durumu yani kasılma halini önleme davranışı olarak anlatmaktadır. Kanımca; kekemelik karakterize davranışlarının olmaması halinde, kişilik parçalanmasında daha ileri noktalara gitmek olasıdır. Başka bir ifadeyle kekemelik, düzeltileceği ana dek bireyin bozuk olan psiko-sosyal uyumuna bir ön blok durumudur. Tabiki düzeltilmemesi halinde daha ileri sonuçlara yol açabilecektir. Özsoy ise, kekemeliği ; kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece sözcük yada cümlelerinde irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemelerinde ve bazen bunların yanında bir takım el kol ve vücut hareketleri gibi belirtilerle konuşmanın ritm ve akıcılığındaki bozukluktur şeklinde tanımlamaktadır PAMUKDEDEM Danışma Merkezinde kullanılan yaklaşım bireye görelik esas alınarak tüm yöntemlerin geçerli kısımlarından yararlanılmasıdır. Buna ek olarak bire bir fonetik ve artikülasyon çalışmaları gerrçekleştirilmektedir. Görülebileceği gibi insidansi en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik hemde dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. öğrenci tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR.FONETİKÇALIŞMALARIN YANINDA PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANMAKTADIR
Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluk belgelenmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir. Konuşmanın
kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkesempsikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır. Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.
Programa başlanılmadan HERHANGİ BİR DÖNEM SUSMA (0-15 GÜN) KONUŞMAMA-KULAĞA PAMUK TIKAMA ŞEKLİNDE SAÇMA BİR UYGULAMA YOKTUR. HERŞEYİ YEME İÇME SERBESTTİR. İLK GÖRÜŞME ÜCRETSİZDİR. Durumunuz randevu almanız ve incelenmeniz halinde bizzat size açıklanır. Mail adresine standart belirlememiz yoktur. Her kişi ayrı ayrı ele alınmaktadır.
BAZI TEMEL YANLIŞ KANAATLER:
• YANLIŞ: Yaşı ufak çocuklar eğitime alınamaz, alınmamalıdır. Kekemelik kendiliğinden geçer. Çocuğa sevgi göstermek yeterlidir.
DOĞRU : Yaşı ufak çocuklar eğitime ve çalışmalara alınabilir. Anneleri ile birlikte katılırlar. Çalışma sonunda anneler formatör öğretmen konumuna erişirler. Daimi olarak çocuklarının konuşmalarını destekler ve şekillendirir konuma erişirler. Çocuğa sevgi uygulamak kontrolsüz davranışları da kalıcı kılabi,ilir.Sonuçta kekemeliğin yanı sıra olumsuz alışkanlıklarda perkişebilir. Amcak babıldama çağı için %50 iyileşme olabilir.Terside doğrudur.Yüksek nisbette özre davetiye çıkartılmaktadır.
• YANLIŞ: Kekemeliğin çok önemli etkisi yoktur.Bırakın öylece kalsın.
DOĞRU : Kişinin hayatı mahvolmaktadır. Morali tükenmektedir. Anne-baba görevi yok olmaktadır. Saygınlığı kaybolmaktadır.

MODERATÖR NERMİN HANIMDAN RANDEVU ALINIZ.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ:

Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri

Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik : Her türlü randevu ve görüşme talebiniz için
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik :

GSM : (0 544) 227 28 14

(0 535) 369 91 56

(0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresleri: :

iozcelik2003@gmail.com

iozcelik2003@yahoo.com

ismail@pamukdedem.com

Anne Babalara Altın Kurallar ve PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

Anne Babalara Altın Kurallar ve PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

Yaşamda herkesin başkalarının yardımına ihtiyaç duyduğu dönemler vardır. Bunu çekinilecek bir olay ya da olumsuz bir durum olarak kabul etmemek gerekir. Güvensizlik, arkadaşlık, cinsiyet, ruh sağlığı gibi durumlar insanı zaman zaman rahatsız eder. Bunlara benzer başka sorunlarda eklenebilir. Bütün bunlar insanı mutsuz kılar, verimli çalışmayı engeller, yaşamın temellerini eksik oluşturur. Okul çağında, özellikle de çocuğunuzun birden bire değiştiği ortaöğretim çağında bu gibi durumlarla sıklıkla rastlayabilirsiniz. Yaptığımız test ve anketlerde, öğrencilerimizin genel görüş bildirimlerinden elde ettiğimiz sonuçlar bizi bu noktalarda siz sayın velilere bazı öneriler getirme fikrini oluşturdu. Bu dönemdeki çocuklarımızın arkadaşlarına ve öğretmenlerine olduğu kadar siz sayın velilerden de yadım ve destek ihtiyaçları vardır. Gerek aile ve gerek okul eğitimi için gereken en önemli ilke SEVGİ’ dir. Çocuğa karşı gerçek ilgi ve sevgi göstermek iyi bir eğitim ortamının en önemli koşuludur. Yapılan araştırmalarda; çocuk sevdiği kimsenin ya da kendisi ile ilgilenen kimsenin, ona sevgisini verebilen kimsenin güvenini yitirmemek için; onun hoşuna gidecek davranışlarda bulunacak, kendini sürekli yenileyecek ve onu örnek alacaktır. Böylece davranışlarını geliştirir, zamanla kişilik çatışmasından kurtulur güven hissetmeye başlar. Bu nedenle; evde anne-baba, okulda öğretmenler çocuğun duygusal güvenini kazanmasına önem vermek zorundadırlar. Çocuğunuzla sağlam bir ilişkinin temeli KAYITSIZ ŞARTSIZ SEVGİ’ dir. Ancak böylesi bir sevgi, çocuğunuzdaki potansiyeli tam olarak ortaya koymasını, çocuğunuzdaki davranışların tam olarak anlayabilmenizi, yaramazlıklarına-hırçınlıklarına karşı tutumunuz yolunu çizmenizi, sevgisizlik-güvensizlik-başarısızlık nedenlerini belirlemenizi sağlar. Sevgi, sizin ve çocuğunuzun hangi noktalarda olduğunu, disiplin dahil her alanda ne yapmanız gerektiğine işaret eden göstergeler oluşturacaktır.
Eğer sevgi olmasaydı; annelik ve babalık insanı çaresizliğe sürükleyecek bir yük haline gelirdi. Çocuğunuzu sevgiden ve sevgi göstergelerinizden mahrum bırakmayın. Her ortamda ve her fırsatta sevginizin-desteğinizin varlığını hissettirin. Bu sayede gerekli sabrı ve çaresizlikten doğan rahatsızlıklarınızın çıkışlarında bulabilirsiniz. Ruh sağlığı güçlü yetişen bir gençlik, başarılı ve mutlu bir toplum oluşturur. Bu nedenle evde anne-baba olarak yapabildiğinizin tüm özverilerinizin tekrar bir gözden geçirilmesini; Kendi eksikliklerinizi ya da yanlış gördüğünüz davranışlarınızı değerlendirmeniz sizin ve çocuğunuzun sürekli bir gelişimini sağlayacaktır.Hepimiz bu çocukluk döneminden geçtik belki ancak; gelişen ve değişen yaşam standartlarımız yeni neslin farklı olmasına sebep olabiliyor. “Ben senin yaşındayken ……” diye başlayan hiç bir cümle akılda kalmaz, bilakis yeni neslimizi sıkar ve bocalamalarına neden olabilir. Bu aşamada çocuğumuzun ruhsal gelişmesine yapabileceğimiz en büyük yardımlardan biri, kendi manevi hayatınızı çocuğunuzun gelişim düzeyine göre paylaşmanızdır. En uygun yöntem ile onunla şu anki yaşamınızın iyi ve kötü yanları ile mutlu ve mutsuzluklarınız ve hatta onunla ilgili duygularınızı paylaşmanız ile onun eğitimine önemli bir adım atabilirsiniz. Çocuğunuzun ruhsal gelişimine yardımcı olabilecek olayları sonradan değil de şu anda yaşanırken paylaşmak; çocuğunuzun kendi deneyimleri ile öğrenmesine yardımcı olacağı gibi sizin deneyimlerinize de katılmasından dolayı aranızdaki bağın kuvvetlenmesini sağlayacaktır. Bir çocuk duygusal açıdan doymak için anne ve babası ile (ve başkalarıyla) göz iletişiminden yararlanır. Anneler ve babalar sevgilerini bir iletme yöntemi olarak, çocuklarıyla ne kadar çok gözle iletişim kurarlarsa, o çocuk o kadar çok sevgiye doyar, duygu dağarcığı da o oranda gelişir. Gözle iletişim; Çocuğunuz ile kurabileceğiniz en önemli kontak yöntemidir. Bu sayede sözlerinizi, duygularınızı, amaçlarınızı vb. ona aktarabilirsiniz. Onunla iletişim kurmaktan korkmayın. Ergenlik belirtilerinin ortaya çıktığı 12-15 yaşlarında çocuklarımızın ilk gençlik döneminde olumsuz davranışların yoğun yaşandığı görülür. 15-17 yaş arası güvensizlik ve çekingenliğin belirgin olduğu dönemlerdir. Bu dönemlerde; hırçınlık, ders çalışmama ve başarısızlık, sorumluluklardan kaçma, can sıkıntısı, tepkilerini sert dile getirmesinden görüş ayrılığından doğan kuşak çatışması, çabuk karamsarlığa düşme, alıngan ve huzursuzluk, gezme ve eğlencelerden kısıtlandığında yalan söylemesi, kardeş çatışmasının yoğun yaşanması, güvensizlik, başaramama korkusu,sağlıklı arkadaşlık ilişkileri kuramama vb davranışların çok görülmesi normaldir. Bu çağda gençlerimiz yeni arayışlar içinde bunalırken bir yandan da kendi bedeni ile ruhsal gelişimini dengelemeye çalışmakta, ancak doğal olarak tepkilerinde belirgin iniş ve çıkışlar oluşturmaktadır. Bir yandan büyümek için sabırsızlanırken öte yandan çocuksu tavırlardan sıyrılamamanın verdiği rahatsızlığı yaşamak, davranışlarındaki sebatsızlığı açıklayabilir. Çocuklarımız bizden farklı ve ayrı bir kişilik geliştirebilirler.
Bunu makul ve olgun karşılamak, hoşgörü ve sevgi ile yaklaşmak, bazen de bocalamalarında onlara destek olmak, güven aşılamak gerekir. Sözcüklerle anlatılan bir hayat felsefesinin, deneme ve yanılma ile öğrenmenin yanında daha az etkili olduğunu düşünürsek; burada amacımızın yanılma paylarını en aza indirgemek ve başarı sağlayarak onlara güven duygusunu aşılamaktır. Doğal olarak hata yapacaklardır. Her ortamda kollanan, yapma sorumluluğu ona verilen ancak sizlerin tamamladığı davranışlarının sonuçlarını yaşayarak görüp öğrenmesini sağlayın. Çocuklarımızın dünyasının, bizim yaşadığımız gerçek dünyadan farklı olduğunu her zaman sezinleriz; ancak onların dünyasına inmeye bir türlü cesaret edemeyiz nedense… Belki yetişkinliğimizin bize gerekleridir bu. Çocuklarımızla tam bir yetişkin gibi konuşur, hatalarımızı kabul etmeyiz. Çocuklarımızda bizim hatalarımızı görmemeleri için var gücümüzle uğraşırız. Badende onlara ağır ithamlarda bulunabiliriz. Eğer yetiştin hatasız ve doğru ise çocuğun da bu ithamların gereklerini yerine getirmesi çok doğaldır. Bunun yanında özür dileyen, hatalarını kabul ederek doğruyu birlikte tartışarak bulmaya çalışan yetişkin, çocuğunun dünyasına inebilmiş demektir. O zaman sorunlar birlikte tartışılarak, çözüm formülü birlikte keşfedilir. Kısaca; okullarda verilen eğitim-öğretim çalışmalarının, ailedeki eğitim ve öğretim ile desteklenmesi, çocuğunuzun başarısında sizin de çok önemli katkılarınızın olabileceğini kabul etmeniz; sevgi, ılımlı yaklaşım, güven ve destekle adımlarını daha sağlam atmasına yardımcı olabileceğinizi bilmeniz çok önemlidir. Bu doğrultuda getirebileceğimiz birkaç öneri aşağıda sıralanmıştır. Çocuğunuzu iyi tanıyın, onun yapabileceği düzeyde verim bekleyin. Kapasitelerinin üzerinde çalışmalarını düzenlemeyin. Verimli olarak ders çalışabilmesi için çalışma ve dinlenme saatlerinin programlamlanması gerekmektedir. Planlı olarak çalışılan dersler, bilinçli olarak öğrenmeyi oluşturur. Çocuğunuz ezberlemeden, not için değil de öğrenmek için çalışmayı bilmeli. Ondan not istemeyin, neler öğrendiğini sorun. Kazanılan bir bilgi ancak bir sonraki bilgi ile transfer edilebilirse öğrenilmiş olur. Çocuklarınızın sınıf geçmesi önemli değildir. Önemli olan bir üst öğretim ve eğitime kendini hazır görerek güçlü bir şekilde geçmesidir. Çocuklarımız temelsiz yetişirse, bir sonraki eğitimlerine de hazırlıksız devam ederler. Bu da nedenli sağlıklı bir gençlik oluşturur tartışma konusudur. Özellikle bu yaşlarda yönlendirilen çocuklar; ilgi, yetenek ve çeşitli alanlara göre kaydırılmalı, alternatiflerini belirlemesinde yardımcı olmalı, başarılı olabilecekleri iş yaşantılarına yönlendirilmeleri sağlanmalıdır.
Çocuklarınıza kıyas getirmeyin, sürekli başkaları ile kıyaslanan çocuk kendini güvensiz ve gelişmeye kapalı çocuktur. Onlara olumsuz eleştiriler getirirseniz bir süre sonra olumsuz davranışları kendilerinde bir görev bileceklerdir. Çünkü yetişkin her zaman doğru söyler ve hata yapmaz ilkesini kabullenmiştir. Yapıcı ve teşvik edici her söz, onlara bir adım daha ileri gitmelerini sağlayacak sizin güveninizden emin olacaklardır. Çocuklarınızın sizin isteklerinizi yapması için korkutmayın, ağır cezalardan ve baskıcı tutumlardan uzak durun. Yüksek sesle verilmeye çalışılan hiç bir öğüt dinlenmez.
Sevgi ve ılımlı bir yaklaşımla, yapabileceğiniz arkadaşça tavırlarınızla iletmek istediğiniz mesajı tam olarak verebilirsiniz. Anne ve baba olarak ortak kararlar alınız ve davranışlarınızda her zaman doğru ve tutarlı olunuz. Çelişkili davranışlarınızla çocuğunuz her zaman bocalayacak ve doğruyu bir başkasında arayacaktır. Aile içi problemlerin, tartışmalarınızın çocuğunuza yansıması; huzurlu bir ortamda yetişemeyen çocukların geleceklerini de bu doğrultuda düzenlemelerine sebep olacaktır. Çocuklar önünde yapılan tartışmalar, okul ve öğretmenler hakkındaki eleştiriler çocukta bocalamaya, tatta öğretmenlerini eleştirme hakkına sahip olmasından kaynaklanan eğitim başarısızlığına ve okuldan soğumasına neden olacaktır. Çocuğunuzun devam durumunu ve okul ile ev arasındaki geliş-gidiş saatlerini sürekli kontrol altında tutun. Zararlı alışkanlıklar hakkında iyi bir örnek olun ki söyledikleriniz sadece lafta kalmasın. Ülkemizde zararlı alışkanlıklara başlama yaşı bir hayli inmiştir. Bu yaşlarda uyarılan ve gerekli tedbirleri alınan çocuklarımızın sağlıklı bir gençlik oluşturması için tüm imkanlarımızı zorlamalıyız. Çocuklarınızın ihtiyaçlarını karşılarken tutarlı ve titiz olunuz. Her türlü ihtiyaçlarının karşılanması için, onlardan beklentilerinizin gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol ediniz.
Çocuklarınızın yaş konum itibarı ile cinsel gelişimlerine başlamış durumdalar. Onların sorabileceği cinsellikleri ile ilgili konulara da hazırlıklı olunuz. Yalın ve dürüst bir şekilde makul olarak cevaplayınız. Korkup çekinebileceği bir ortam yada sır ve gizlerle dolu bir hale girmesini engelleyiniz. Bu konudaki ılımlı ve destek verici yaklaşımınız, çocuğunuzun çevreden yalan yanlış bilgiler almasını engeller. Bu çağdaki çocukların beden ve ruhsal gelişimleri doğru bir orantıda olmayabilir. Beden gelişiminin bir anda hızlanması, ruhsal gelişiminin ise daha yavaş olması bazı hırçınlıklara ve asiliklere sebebiyet verebilir. Bu durumu anlayışla karşılamak ve mantıklı bir yaklaşım ile aşılmasına yardımcı olmak çocuğunuzun cinsel kimliğini kazanmasında en önemli görevdir. Çocuklara karşı sabır, soğukkanlılık, anlayış, sebatlık ve sevgi ile yaklaşın, bu onların sizin ile olan ilişkilerinde daha yakın olmalarını sağlayacakladır. Yüksek sesle söylenen emir verici sözler, ağır eleştiriler ve azarlamalar asla fayda getirmeyeceği gibi çocuğunuzun sizden kopmasına ve uzaklaşmasına hatta bir çok konuda yalana başvurmasına sebep olacaktır. Çocuğunuzun derslerinde ve davranışlarında daha iyiye yöneltilebilmesi için öğretmenleri ile sıkı bir ilişkiye girilmeli, toplantılara mutlaka katılmalı çocuğunuzun gelişimi ile ilgili konularda takipçi olmanızda yarar vardır. Öğretmenlerin alınmasını istediği ders araç ve gereçlerin zamanında temin edilmesine önem veriniz. Çocuğunuzun kılık ve kıyafetine, temizliğine özen gösteriniz. Çocuğunuzun sağlık durumu ile yakından ilgileniniz. Hastalıklardan bir kısmı çocuğun yaşam enerjisini önemli ölçüde azaltarak onu dermansız bırakabilir. Bir kısmı ise, neden oldukları devamlı acı ve ağrılar yüzünden çocuğun ilgi ve dikkatini ders konuları üzerinde toplamasına engel olabilir. (Çocuğunuz asılsız bedensel yakınmalarda bulunuyorsa bunlarında dikkate alınması gerekir. Bu yakınmalar aslında onun sorunlarını dolaylı olarak anlatış şekli olabilir.)

Çocuğunuzu kahvaltı etmeden yada yemek yemeden kesinlikle okula göndermeyiniz. Özellikle orta öğretim çağındaki çocuklar, hızlı bir büyüme ve gelişme dönemi içindedirler. Bu konuda titiz olunuz. En iyi dinlenme, uyuyarak yapılan dinlenmedir. Özellikle düzenli olarak planlanan uyku çocukların yaşamında büyük önem taşır. Sinir sisteminin dinlenmesi ve enerji toplayabilmesi uyumaya bağlıdır. Bu sebeple çocuğunuzun uyku saatlerinin düzenli olmasına önem veriniz. Çocuğunuza yeteri kadar harçlık veriniz. Harçlığını mümkünse aylık veya haftalık olarak belirleyiniz. Böylelikle kendisini yönetmeyi öğrenecek, sorumluluk kazanacaktır. Çocuğunuzun yaşamında en önemli çevre, aile çevresidir. Çocuk yaşamında en etkili örnekleri ailesinden alır. Anne ve baba olarak tüm davranışlarınızda örnek olduğunuzu unutmayınız. Çocuklarınızın belirli davranışlarını da anne ve baba olarak farklı davranışlar göstermeyiniz. Ortak bir karar alarak ikinizde davranışlarınızda örnek ve tutarlı olunuz. Onun eleştirilerini dinleyerek makul bir şekilde cevaplandırınız. Hatalarınızı düzeltme yönünde onunla tartışınız, gerekirse özür dilemeniz bile çocuğunuzun gözünde sizi yüceltecektir. Çocuğunuzun gerekli tüm sorunları için sınıf ve okul rehber öğretmenlerine başvurunuz. Bu konuda size yapılan çağrılara mutlaka uyunuz. Onunda sorunlarını gerektiğinde sınıf ve okul rehber öğretmenlerine anlatması için teşvik ediniz. Sizin ve çocuğunuzun sorunlarınızın gizliliğe önem verilerek çözülmeye çalışılacağından emin olunuz.
Çocuklarınızın çoğu evde, aileleri tarafından ders çalışmaya ikazlarının fazlalığından yakınmaktadırlar. Sürekli dersine çalış ikazı olumsuz etki yapabileceği gibi aynı zamanda çocuğunuzun çalışma azmini de kıracaktır. Çocuğunuzun programlı çalışmaya alıştırılması, dinlenme, eğlence saatlerinin planlanması için onu yönlendirilmesi, dersi öğrenmesi için çalışması gerektiği aşılanmalıdır. Aksi taktirde saatlerce bilinçsiz olarak çalışılan bir konu sadece zaman israfıdır. Ders öğrenmek için çalışılır, öğrenmede ancak bir başka öğrenilen bilgiye transfer edilirse pekişir. Ancak öğrenilen bilgi yaşamda uygulanabilir. Planlı çalışma ise her zaman düzeni ve bilgiyi oluşturur.
Çocuklarımız, kendilerine güvensiz olmaktan ve sosyalleşememekten rahatsızlar. Nedenlerini düşünürsek, çözüm yine bizlerde. Çocuğunuza değer verdiğinizi, ona güvendiğinizi, sorumluluklarını yerine getirebileceğinden emin olduğunuzu ona her fırsatta belirtin. Ona ve fikirlerine değer verin, onu dinleyin, sosyal yaşantısında faal olması için onu destekleyin. Okul ve çevresindeki sosyal faaliyetlere katılması için teşvik edin. Ona değer verdiğinizi, güvendiğinizi her ortam ve fırsatta övgülü sözlerle dile getirin. Çocuğunuzun şımarmasından korkmayın; bilakis size ve düşüncelerinize layık olmaya çalışacaktır. Ona olan güveninizi gösteremezseniz, ondan nasıl güven bekleyebilirsiniz ki… Çocuğunuzun ders çalışma ortamını hazırlamasına yardımcı olunuz.
Mümkünse bir çalışma odası oluşturunuz. Eş dost toplantılarınızı onun programına uygun hale getirmeye gayret ediniz, ev işlerini ya da alış-veriş sorumluluklarını ders çalışma saatlerinin dışında oluşturunuz. Başarabildiği bir boş zaman etkinliğinin mutluluğunu birlikte paylaşıp, onunla gurur duyduğunuzu her fırsatta belirtin. Çocuğunuzun arkadaş çevresi, onun gelişimi ve sosyal hayatının oluşumunda çok büyük etkendir. Okul dışı zararlı arkadaşlıklar, farklı problemleri de beraberinde getirir. Zararlı alışkanlıkların bu yaşlarda büyük merak konusu olduğunu, kişiliklerinin oluşma döneminde yanlış yönlendirilebileceklerini unutmayınız. Çocuğunuzun arkadaş edinmesi ve bu arkadaşlıklarda beklentilerini aza indirgeyerek mutlu arkadaşlıkların oluşumunu gerçekleştirebileceklerdir. Çocuğunuzu sık sık eleştirmekten kaçınınız. Bunu başkalarının, hatta arkadaşlarının yanında yapmayınız. Beğendiğiniz ve taktir ettiğiniz yönlerini ona söyleyiniz. Çocuklarınız arasında kıskandırmadan mütekabil azimlerinin artacağından ya da komşu çocuğu ile kıyaslandığında daha iyiye yöneleceğini sanmak yanlıştır. Onu kendi yapısı ve kişiliği ile kabul ediniz. hiç kimse bir başkası olmak istemez, herkes bir başkası gibi olmak için çalışsaydı; hiç kimse olmazdı. Çocuğunuzun okul yaşantısı ile ilgileniniz. Anlattıklarını büyük bir sabırla dinlemeye çalışınız. Mutluluklarını veya Mutsuzluklarını onunla paylaşınız. Son olarak; çocuğunuz sürekli bir büyüme ve gelişme içinde olduğunu unutmayınız. Sizin çocuğunuz olsa da; sizden farklı bir kişilik geliştirmekte. Onlara karşı sabırlı, soğukkanlı ve anlayışlı olunuz. Deneme ve yanılma yolu ile öğreneceklerdir. Kusurları ve olumsuz hareketleri olacaktır. Çocuklarımızın, bizim gibi düşünüp bizim gibi hareket ve tavırları göstermiş olsalardı, ailede ve okulda eğitime gerek kalmazdı. Okuldaki eğitim ve öğretim çalışmalarının ailedeki eğitim ve öğretim çalışmaları ile desteklenmesi gerektiğini, çocuğunuzun başarısında sizinde çok önemli katkılarınızın olabileceğini kabul etmeniz ve ona gereken yardımları yapmanızın başarısını olumlu yönde etkileyebileceğini kabul etmeniz gerekiyor. Ancak bu mantıkla yola çıktığınızda onlara istediklerini verebilir ve onlardan istediklerimizi alabiliriz. UNUTMAYIN; SİZİN ÇOCUĞUNUZ OLARAK DOĞMAK ONLARIN ELİNDE DEĞİLDİ, ANCAK SEÇME HAKLARI OLSAYDI, SİZDEN BAŞKA KİMSENİN ÇOCUĞU OLMAK İSTEMEZLERDİ
Çocuğunuz ile geçirdiğiniz vakit onun özgüven gelişimi açısından çok önemli olmaktadır, çünkü ona vakit ayırmanız ona verdiğiniz değeri göstermektedir. Bilinç dışına “ben sana değer veriyorum, çünkü vakit ayırıyorum” mesajı vermektesiniz. Varlığı ile yokluğu hesaba katılmayan ve sanki o evde yokmuş gibi davranmak çocuğun kendine olan güvenini dolaylı olarak negatif etkilemektedir. Özellikle çocuk sayısının fazla olduğu ailelerde her bir çocuğun eşit şekilde vakit ayrılması önemlidir.
Çocuk sayısının az olduğu veya tek çocuklu ailelerde ise diğer kardeşler olmadığı veya sayı az olduğu için çocuğun daha fazla sıkılacağı hesap edilerek zaman geçirme görevi anne babaya biraz daha fazla düşmektedir. Çocuğunuz ile geçirdiğiniz vakit onun stres ile daha kolay baş etmesine ve karşısına çıkan zorlukları daha kolay yenmesine yol açacaktır. Özellikle erişkinlik dönemine kadar yapılan araştırmalara baktığımızda çocukluğunda anne baba ve aile ile yakın bağları olan ve daha fazla vakit geçiren kişilerin karşılaştıkları stres durumu ile daha kolay mücadele ettikleri ve depresyon gibi durumlarda daha kolay iyileştikleri görülmüş. Bu durum çocuğunuzun kısa ve uzun vadede stres karşısında daha güçlü olmasını sağlayacaktır. Çocuğunuz ile geçirdiğiniz vakit onun ile aranızda bir yakınlık sağlayarak onun size karşı daha rahat duygusal ifade sağlaması ve buna bağlı olarak onun duygusal anlamda ve iç dünyasında hissettiklerini daha kolay anlamanızı sağlayacaktır. Diğer türlü sizden uzak, duygularını size ifade edemeyen, içe dönük, bir çok sorunu olduğu halde aile ile paylaşımı olmayan bir çocuk haline gelecektir. Uzun vadede bu durumun bir çok psikiyatrik soruna yol açması muhtemel gözükmektedir. Çocuğunuz ile geçirdiğiniz zamanın uzunluğu değil kalitesi önemlidir diyebiliriz. Özellikle çalışan anneler için önemli bir sorun olan vakit meselesi sık sorulan sorular arasındadır. Burada önemle vurguladığımız konu; Çocuğunuz ile geçirdiğiniz vaktin kalitesini artırarak onun bu konudaki ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilirsiniz. Günlük hayat akışı içerisinde kendinize bir program yapıp yemek yemeye, TV izlemeye, uyumaya ve buna benzer bir çok yaptığımız günlük işler yanında çocuğunuza vakit ayırmayı unutmayınız. Her yaş grubuna göre hem anne hem baba olarak ayıracağınız vakit çocuğunuzun mutluluğunu sağlayacak ve onun normal psikolojik gelişimine katkıda bulunacaktır. Aksi takdirde çocuğunuz sizden davranış problemleri ile vakit isteyecek ve onunla zoraki ilgilenmek zorunda kalacaksınız. Sağlıklı nesiller için çocuğa ayrılan vaktin önemi büyük olup klinik gözlemlerimiz bizi anne babaların vakit ayırma konusunda ki eksikliklerinin olduğunu göstermektedir. Anne babalar çocuk yanımızda iken vakit ayırmış oluyoruz gibi düşünebilirler. Burada şunu vurgulamak gerekir, vakit ayırmak dediğimiz şey ”sadece” çocuğunuz için ayırdığınız vakittir. TV izlerken veya kendi işinizi yaparken çocuğunuzun yanınızda bulunması elbette ki tamamen yalnız olmasından iyi olmakla birlikte yeterli değildir. Önemle vurgulamak gerekir ki çocuklar onlara sağlanan maddi imkanlar ile geçici mutluluklar sağlayabileceklerdir. Asıl mutluluk çocuk için onu sevenler ile belli zaman dilimlerinde bir arada bulunmaktır. Yapılan araştırmalarda çocukların anne babalarından aldıkları sevgi ve mutluluk ile hayata daha olumlu ve mutlu bakabildikleri, daha az zarar verici davranışlarda bulundukları, insanlara karşı daha sevgi dolu oldukları, arkadaşları ile daha uyumlu halde oldukları gösterilmiştir. Bazen tam tersi olarak çocuklara anne babalar o kadar çok vakit ayırmaktalar ki o zamanda çocuklar bunalmakta, anne babalarına daha kolay karşı gelmekte, çok aşırı müdahale olduğu içinde onların yaşlarına uygun bireyselliklerinin gelişiminde sorunlar yaşanmaktadır.
Bu konuyu çok abartıp hayatın ve ailenin ”tek gündemini” çocuk veya çocuklar yapmamak önemlidir. Çocukların kendi başına da geçirdikleri zamanın onların gelişiminde önemli katkıları vardır. Bu konuda denge önemlidir. Kısa vadede olumlu etkilerinin yanı sıra uzun vadede etkileri oldukça fazla olduğu bilimsel çalışmalar ile gösterilen bu konuda son olarak şunu söylemek istiyorum; Çocuğunuz size ne kadaryakın olursa kötülüklere o kadar uzak olacak, sizin ile birlikte ne kadar mutlu olursa hayatın diğer alanlarında da o kadar mutlu olacak, sizinle ve ailesi ile bağları ne kadar sağlam olursa onun tüm hayatı boyunca problemleri daha az olacaktır. Kitle iletişim araçlarının yaygınlaştığı ve insanların bireysel meşguliyetlerinin arttığı günümüzde adı geçen konular için en önemli tehlike çocuklar ve onların duygusal ihtiyaçlarının karşılanmaması olmaktadır. Bu günden atılan tohumlar yarınlar için çok güzel sonuçlar verecektir . Eğer bu konuda bir gayret yok ise yarın oldukça geç olabilir.

Aşağıda, zaman zaman bir ebeveyn olarak kendinize güveninizin zayıfladığını ya da kafanızın karıştığını hissettiğiniz dönemlerde başvurabileceğiniz ve çocukların en temel ihtiyaçlarını karşılamanızda size yardımcı olacak altın kurallar yer alıyor.

1- Çocuğunuzun en önemli istek ve ihtiyaçlarından biri ona zaman ayırmanızdır.
Kısa, yoğun etkileşimler günlük rutinleri paylaşmanın yerini tutmaz. Buna ilave olarak, aile yaşamınızın günlük rutinlerini çocuğunuzla paylaşmalısınız. Örneğin çamaşırları makineye atmak; yıkanmış çamaşırları asmak; bulaşıkları yerleştirmek; yemek pişirirken, arabayı yıkarken, temizlik yaparken size yardımcı olması; birlikte alışverişe çıkmak; akraba, komşu ziyaretlerinde veya banka ya da postaneye giderken size eşlik etmesi, ailece yenen akşam yemekleri gibi… Ayrıca kaybedilen zamanı maddi şeylerle telafi edemeyeceğinizi unutmamalısınız. Para yerine koyulabilir, ancak zaman asla geri getirilemez.

2- Mükemmel olmaya çalışmayın.
Anne-baba olarak elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret edin. Ancak kusurlarınız olabileceğini, zaman zaman hatalar yapabileceğinizi de kabul edin. Çocuğunuzun mükemmel bir anne-babaya değil, onu seven, koruyan ve kabul eden bir anne ile babaya ihtiyacı vardır. Ayrıca herkesin hata yapabileceğini ve hataları hoş görebilmeyi bilmek ve bu hataları birer öğrenme fırsatı olarak değerlendirebileceğini anlamak, çocuğunuza verebileceğiniz paha biçilmez bir yaşam dersi olacaktır.

3- Çocuğunuz için söylediklerinizden çok, yaptıklarınız anlam taşır.
Uzun konuşmalar ve nasihatler nadiren akılda yer eder, oysa davranışlarınız etkili, net mesajlar verir. Örneğin çocuğunuzun dürüst ve şefkatli bir insan olmasını istiyorsanız, öncelikle siz dürüst ve şefkatli davranan biri olmalısınız.

4- Konuşmaya başlamadan önce çocuğunuzu dinleyin.
Konuştuğunuz konu ne olursa olsun, siz ne kadar çok dinlerseniz, çocuğunuz da size o kadar çok şey anlatır. Elbette bu da karşılıklı konuşmanızın çok daha etkili ve anlamlı olmasını sağlar.

5- Özgüven ruh sağlığının temel taşıdır.
Çocuğunuz, yalnızca yaşına uygun olmak kaydı ile, kendi seçimlerini yapabilme ve kararlarını verebilme olanağını bulabilirse net ve sağlam bir özgüven duygusuna sahip olabilir. Örneğin, çocuğunuzun hatalı davranışlarını düzeltmeye çalışırken, ona iki doğru seçenek sunabilir ve bunlardan birini kendisinin tercih etmesine izin verebilirsiniz.

6- En etkin ceza, zamanında verilen, geçici olarak uygulanan ve çocuğun neyi, neden onaylamadığınızı anladığı cezalardır.
Çocuğunuza doğru davranışları, sınırları ve kuralları öğrenmesi için ceza vermeyi gerekli gördüğünüz durumlarda, bu cezanın hatalı davranışla ilişkili ve orantılı bir ceza olma gerektiğini; cezanın amacının intikam almak ya da çocuğu üzmek değil, doğruyu anlamasına yardımcı olmak olduğunu; cezanın geçici bir süreyi kapsaması gerektiğini ve çocuğunuzun hangi davranışını onaylamadığınızı ve beklentinizin ne olduğunu açık bir şekilde anlamasını sağlamayı kesinlikle ihmal etmemelisiniz.

7- Çocuğunuz size bir soru sorduğunda, konu ne olursa olsun basit ve güvenilir bir cevap verin.
Ölüm, doğum ve benzeri zor konulardaki soruların uzun uzun açıklamalar gerektirdiğini düşünebilirsiniz. Ancak aslında çok fazla ayrıntı ve bilgi vermek bir varil suyu bir bardağa doldurmaya çalışmaya benzer: Bu kaynakların israf olmasına ve alıcının yorulmasına neden olur. Çocuğunuzun yaşına ve gelişim düzeyine uygun kısa, net ve doğru bilgileri vermeniz her zaman için yeterli olacaktır.

8- Yaşadığınız çevreye saygı göstermeyi günlük yaşamınızın önemli bir parçası haline getirin.
Siz kısıtlı kaynaklarımızı özenli ve doğru kullanırsanız, çocuğunuz da bunu öğrenecektir. Elbette ki bu da onun sağlıklı, mutlu ve uzun bir yaşam sürmesine katkıda bulunacaktır.

9- Çocuğunuz yaşamı içerisinde birçok kişi ile ilişki kuracaktır.
Arkadaşlar, öğretmenler, akrabalar, komşular ve belki de üvey anne-baba ya da kardeşler gibi farklı birçok kişi ile ilişkiler kuracaktır. Ancak tüm bu ilişkilerin arasında sizinle olan ilişkisinin her zaman eşsiz, özel ve kalıcı bir ilişki olacağını unutmamalısınız. Dolayısıyla sizin öncelikle bu ilişki içerisindeki rolünüze odaklanmanız en doğrusu olacaktır.

10- Çocuğunuz anne-babalığınızı ödüllendirmek zorunda değildir.
Anne-baba olmanın sağladığı tatmin duygusu içten kaynaklanır. Zaman zaman bu tatmini hissetmekte zorlanıyorsanız, dünyanın en zor ve en önemli işine soyunduğunuzu unutmayın. Anne-babalık büyük mutluluklar, derin üzüntüler ve her şeyden de önemlisi büyük ve kalıcı bir tatmin içeren bir iştir.
KEKEMELİK SORUNU TEDAVİSİ PAMUK DEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur..Sürekli olmaması ve konuşmanın tamamını etkilememesine karşın; bireyi psiko-sosyal bağlamda tamamen etkilemektedir. Kişinin ve ailesinin yaşamının tümünü etkileyerek, mahvetmektedir.Kekemelik; karmaşık davranış örüntülerini içerdiğinden tanımlanmasında ortak bir birlikteliğe rastlanmamaktadır. Kirk ve bir çok araştırıcı; kekemeliği ritm bozukluğu olarak tanımlamaktadırlar. Cebiroğlu ise, ritm bozukluğuna; konuşma akıcılığının bozulmasını eklemektedir. Bloodstein de benzer tanımda birleşmektedir. Johnson kekemeliği; bozulan kişisel ve sosyal uyum sonucunda hipertonik durumu yani kasılma halini önleme davranışı olarak anlatmaktadır. Kanımca; kekemelik karakterize davranışlarının olmaması halinde, kişilik parçalanmasında daha ileri noktalara gitmek olasıdır. Başka bir ifadeyle kekemelik, düzeltileceği ana dek bireyin bozuk olan psiko-sosyal uyumuna bir ön blok durumudur. Tabiki düzeltilmemesi halinde daha ileri sonuçlara yol açabilecektir. Özsoy ise, kekemeliği ; kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece sözcük yada cümlelerinde irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemelerinde ve bazen bunların yanında bir takım el kol ve vücut hareketleri gibi belirtilerle konuşmanın ritm ve akıcılığındaki bozukluktur şeklinde tanımlamaktadır PAMUKDEDEM Danışma Merkezinde kullanılan yaklaşım bireye görelik esas alınarak tüm yöntemlerin geçerli kısımlarından yararlanılmasıdır. Buna ek olarak bire bir fonetik ve artikülasyon çalışmaları gerrçekleştirilmektedir. Görülebileceği gibi insidansi en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik hemde dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. öğrenci tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR.FONETİKÇALIŞMALARIN YANINDA PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANMAKTADIR
Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluk belgelenmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir. Konuşmanın
kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkesempsikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır. Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.
Programa başlanılmadan HERHANGİ BİR DÖNEM SUSMA (0-15 GÜN) KONUŞMAMA-KULAĞA PAMUK TIKAMA ŞEKLİNDE SAÇMA BİR UYGULAMA YOKTUR. HERŞEYİ YEME İÇME SERBESTTİR. İLK GÖRÜŞME ÜCRETSİZDİR. Durumunuz randevu almanız ve incelenmeniz halinde bizzat size açıklanır. Mail adresine standart belirlememiz yoktur. Her kişi ayrı ayrı ele alınmaktadır.
BAZI TEMEL YANLIŞ KANAATLER:
• YANLIŞ: Yaşı ufak çocuklar eğitime alınamaz, alınmamalıdır. Kekemelik kendiliğinden geçer. Çocuğa sevgi göstermek yeterlidir.
DOĞRU : Yaşı ufak çocuklar eğitime ve çalışmalara alınabilir. Anneleri ile birlikte katılırlar. Çalışma sonunda anneler formatör öğretmen konumuna erişirler. Daimi olarak çocuklarının konuşmalarını destekler ve şekillendirir konuma erişirler. Çocuğa sevgi uygulamak kontrolsüz davranışları da kalıcı kılabi,ilir.Sonuçta kekemeliğin yanı sıra olumsuz alışkanlıklarda perkişebilir. Amcak babıldama çağı için %50 iyileşme olabilir.Terside doğrudur.Yüksek nisbette özre davetiye çıkartılmaktadır.
• YANLIŞ: Kekemeliğin çok önemli etkisi yoktur.Bırakın öylece kalsın.
DOĞRU : Kişinin hayatı mahvolmaktadır. Morali tükenmektedir. Anne-baba görevi yok olmaktadır. Saygınlığı kaybolmaktadır.

MODERATÖR NERMİN HANIMDAN RANDEVU ALINIZ.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ:

Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri

Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik : Her türlü randevu ve görüşme talebiniz için
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik :

GSM : (0 544) 227 28 14

(0 535) 369 91 56

(0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresleri: :

iozcelik2003@gmail.com

iozcelik2003@yahoo.com

ismail@pamukdedem.com

Sağaltıcı Eğitim Kekemelik ve PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

Sağaltıcı Eğitim Kekemelik ve PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

Eğitsel gereksinimlerin, özdeşleştirilmesi şeklinde başlayan sağaltıcı eğitim, işlevsel ya da fonksiyonel eğitim programlarının bir getirimi ve ürünü olmaktadır, Sampson sağaltıcı eğitim kapsamında şu husus¬ları toplamaktadır :
.Temel işlev yetmezlikleri,
.Dil Yetersizliği,
.Matematik yetersizliği,
Telaffuz bozukluğu,
. El yazım becerileri.,
. Psiko-terapatik etkinlikler.
Genelde sağaltıcı eğitim alanında teşhis amacıyla kullanılan testler şu şekildedir :.
I. Zekâ Ölçümleri
. Grup Testleri
Goodenough – Harris Drawing Test Melione’s Morây House Pieture Test Young’s Non Readers Intel’îigence
Scale. Raven’s Progressive Matricies
.Bireysel Testler
Anastasie’s Psychological Testing
Stanford-Binet
Weschler Intelligence Scale
.Diagnostik Testler
Pumfrey’s Measuring Reading Abilities and Reading
Southgate Group Reading Test
Neale Analysis Of Reading Ability The Halborn Reading Scale Diack’s Standart Reading Test
Graded Spelling Test Neer Basic Mathematics Test Young’s Group Mathematics Test
.Özel Testler
Peabody Picture Vocabulary Test Raven’s Mili Hill and Crichton Test ITPA Illinois Test Of Psycholinguiştic Abilities .
.Emosyonel Ölçümler
Bristol Social Adjustment Guide
Özel eğitim etkinliklerinde ve sağaltıcı eğitim etkin¬liklerinde bireye göre davranılarak istenilen davranışın kazandırılabilmesi için ilk önce bireyin tanınması ge¬rekli olmaktadır. İşte biz bu aşamaya teşhis aşaması diyoruz. Teşhis eylemi, bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişim düzeylerinin ortaya çıkartılmasını kap¬samaktadır. Olanak olduğunca çok fazla araç yardımıy¬la aynı konuya ilişkin bilgi toplama yoluna gidilmeli¬dir.. Bir başka açıdan teşhis işleminin Ölçme aşamasın¬da çeşitlilik ilkesine uyulmalıdır. Çeşitlilik ilkesi ile kastedilen olanak olduğunca çok fazla sayıda araç . Kullanmak ve yine çok fazla sayıda uzman görüşüne ‘baş¬vurmaktır. Teşhis ve izleme işlemleri kesintisiz ve sü¬rekli kılınmalıdır.

Brennan (1971) sağaltıcı eğitim kapsamında şu hu¬susları -görmektedir : .
. Özel sınıflarda öğrenme -güçlüğü, olan çocuklar
. Olağan (normal) okullardaki çocuklar
. Özel sağaltım merkezlerinde bulunan çocuklar
. Normal sınıflarda gezici öğretmen desteği
sağlanmış olan çocuklar. ‘
Görüldüğü gibi sağaltıcı eğitim alanının sınırlarını çiz¬mek ve belirli noktalarla sınırlamak mümkün değildir. Var olan durum eğitim olayının bulunduğu her durum¬da sağaltıcı eğitim etkinliklerinin de gerekli ve zorunlu olduğudur.
Yapılan araştırmalar normal okullara devam eden popülasyon içinde % 10-15′lik kesimin Özel eğitime muh¬taç olduğunu belirtmektedir. (Brennan, 1971). Bu yüz¬den çok kişinin yanılgı içinde kalarak söylediği gibi sağaltıcı eğitim sadece özel eğitime muhtaç çocuklar için değildir. Normal eğitim etkinlikleri içinde bulun¬duğu halde o veya bu alanda yetersizliği olan çocuklar için de sağaltıcı eğitim etkinlikleri gereklidir. Eğer bu bireylere yardım edilmeyecek olursa feda edilmiş ola¬caklardır. Eğitim sisteminde feda edilecek ya da kal¬kınma gücünden yararlanılmayacak bireyler olamaz.Sağaltıcı eğitim etkinliklerinde zaman sınırlaması bulunmamalıdır. İzleme etkinlikleri sağaltıcı eğitim et¬kinlikleri ile birlikte sürdürülmelidir. Nichols sağaltıcı eğitini etkinliklerinde izleme işleminin doğumdan ölü¬me dek sürdürülmesi gerektiğini belirtmektedir. Sağal¬tıcı eğitim çalışmaları zorlamalı ya da yapay bir ortam¬da gerçekleştirilmemelidir. Olanak olduğunca çocuğun bulunduğu doğal çevre koşullarında sürdürülmelidir.
Sağaltıcı eğitim çalışmalarının gerçekleştirilmesin¬de Westwood (1982) şu temel aşamaların islenmesini önermektedir:
a. Aşamalı bir öğrenme dizisi oluşturulmalıdır) Bireylere belli alanda bilgi kazandırmak için işe en üst davranıştan başlanmamalıdır. Kolaydan zora doğru bir düzen geliştirilmelidir. Daha açık söylemek gerekirse işe bireyin hali hazırda yapabilir olduğu düzey ile baş¬lanmalı ve istenilen nihai aşamaya doğru bir plân ve düzenleme yapılmalıdır.
b. Her aşama çocuğun başarabileceği şekilde düzenlenmelidir. Sağaltıcı eğitim kapsamında yer alan çocukların genel özelliklerinin başında başarısızlık du¬rumunda vazgeçmeleri gelmektedir. Bu yüzden ileriki
öğrenme düzeylerine erişilebilmesi için her aşama çocu¬ğun başarılı olabileceği şekilde düzenlenmelidir.
c. Ödül ve pekiştirme düzeni ayarlanmalıdır. Sağaltıcı eğitim etkinlikleri kapsamında yer alan bireylere istenilen davranışları kazandırmada uygun ödül be¬lirlemesi ve pekiştirme tarifelerinin düzenlenmesi çok önemli olmaktadır. Bu belirlemelerin yapılmasında ya¬ni ödül seçimi ve dozajında da bireye görelik etmeni ge¬çerli tutulmalıdır.
d. Eğitim durumları çocuğun dikkatini sağlaya¬cak şekilde düzenlenmelidir.
e.Öğrenmesi yavaş olan ve ağır öğrenen çocuklar için yinelenme olanakları yaratılmalıdır.
Yıllarca bu sorunla ilgilenen birisi olarak; intihar eden, sabahlara kadar ağlayan tamamen mutsuz olan kişiler gördüm. Hatta inanılması güç ama; vatani görevini yapan Şanlı Türk ordusu mensubu iken; incitilen ve alay edilenleri gördüm. Hatta hatırlarım bir kızım vardı, Sarışın yeşil gözlü akıllımı akıllı, İngilizcesi ve Matematiği mükemmel ve okul birincisi. Bu dünya güzelide sabahlara kadar ağlıyordu. Çünkü arkadaşları, ona kukuku diyerek alay ediyorlardı. Bir gün bana, bu gün sınıfta şliir okudum çok şaşırdılar, bana asla kukuku diyemeyecekler derken; en büyük zaferi kazanan kumandandan daha gururluydu. Yine hatırlarım Bankada Müdür olan bir canım hastam eşinin ve kendi adını 16 yıldır söyleyememişti. Derslerimiz ilerlediğinde, eşini telefonla arayıp, hayatında ilk defa Tülin hanım derken ağlıyordu. Bende ona katıldım. Anadolunun önemli illerinden birisinden gelen sağlık alanında görevli 40 yaşlarında hastam, şunu anlattığında ağlıyordu. Karım bu konuşmayı düzeltmezsen evi terk et dedi. Unutmadan karısı, Yüksek İnşaat Mühendisi idi. Çocukları lisedeydi. Onlarda baba sen sakın öğretmenler gününe gelme rezil ediyorsun demişlerdi. Bunları anlatırken ağlıyordu. Bu gün çok mutlu aile hayatı ve evliliği var. Bunlar ilk anda aklıma gelenler; vakit bulduğumda tamamlamak üzere; Benim Canım Kekemelerim adlı kitaba başladım.
Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur,Yalnız başına düzeltemezsiniz PAMUKDEDEM MERKEZİ olarak emrinizdeyiz.
KEKEMELİK SORUNU TEDAVİSİ PAMUK DEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur..Sürekli olmaması ve konuşmanın tamamını etkilememesine karşın; bireyi psiko-sosyal bağlamda tamamen etkilemektedir. Kişinin ve ailesinin yaşamının tümünü etkileyerek, mahvetmektedir.Kekemelik; karmaşık davranış örüntülerini içerdiğinden tanımlanmasında ortak bir birlikteliğe rastlanmamaktadır. Kirk ve bir çok araştırıcı; kekemeliği ritm bozukluğu olarak tanımlamaktadırlar. Cebiroğlu ise, ritm bozukluğuna; konuşma akıcılığının bozulmasını eklemektedir. Bloodstein de benzer tanımda birleşmektedir. Johnson kekemeliği; bozulan kişisel ve sosyal uyum sonucunda hipertonik durumu yani kasılma halini önleme davranışı olarak anlatmaktadır. Kanımca; kekemelik karakterize davranışlarının olmaması halinde, kişilik parçalanmasında daha ileri noktalara gitmek olasıdır. Başka bir ifadeyle kekemelik, düzeltileceği ana dek bireyin bozuk olan psiko-sosyal uyumuna bir ön blok durumudur. Tabiki düzeltilmemesi halinde daha ileri sonuçlara yol açabilecektir. Özsoy ise, kekemeliği ; kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece sözcük yada cümlelerinde irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemelerinde ve bazen bunların yanında bir takım el kol ve vücut hareketleri gibi belirtilerle konuşmanın ritm ve akıcılığındaki bozukluktur şeklinde tanımlamaktadır PAMUKDEDEM Danışma Merkezinde kullanılan yaklaşım bireye görelik esas alınarak tüm yöntemlerin geçerli kısımlarından yararlanılmasıdır. Buna ek olarak bire bir fonetik ve artikülasyon çalışmaları gerrçekleştirilmektedir. Görülebileceği gibi insidansi en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik hemde dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. öğrenci tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR.FONETİKÇALIŞMALARIN YANINDA PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANMAKTADIR
Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluk belgelenmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir. Konuşmanın
kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkesempsikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır. Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.
Programa başlanılmadan HERHANGİ BİR DÖNEM SUSMA (0-15 GÜN) KONUŞMAMA-KULAĞA PAMUK TIKAMA ŞEKLİNDE SAÇMA BİR UYGULAMA YOKTUR. HERŞEYİ YEME İÇME SERBESTTİR. İLK GÖRÜŞME ÜCRETSİZDİR. Durumunuz randevu almanız ve incelenmeniz halinde bizzat size açıklanır. Mail adresine standart belirlememiz yoktur. Her kişi ayrı ayrı ele alınmaktadır.
BAZI TEMEL YANLIŞ KANAATLER:
• YANLIŞ: Yaşı ufak çocuklar eğitime alınamaz, alınmamalıdır. Kekemelik kendiliğinden geçer. Çocuğa sevgi göstermek yeterlidir.
DOĞRU : Yaşı ufak çocuklar eğitime ve çalışmalara alınabilir. Anneleri ile birlikte katılırlar. Çalışma sonunda anneler formatör öğretmen konumuna erişirler. Daimi olarak çocuklarının konuşmalarını destekler ve şekillendirir konuma erişirler. Çocuğa sevgi uygulamak kontrolsüz davranışları da kalıcı kılabi,ilir.Sonuçta kekemeliğin yanı sıra olumsuz alışkanlıklarda perkişebilir. Amcak babıldama çağı için %50 iyileşme olabilir.Terside doğrudur.Yüksek nisbette özre davetiye çıkartılmaktadır.
• YANLIŞ: Kekemeliğin çok önemli etkisi yoktur.Bırakın öylece kalsın.
DOĞRU : Kişinin hayatı mahvolmaktadır. Morali tükenmektedir. Anne-baba görevi yok olmaktadır. Saygınlığı kaybolmaktadır.

MODERATÖR NERMİN HANIMDAN RANDEVU ALINIZ.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ:

Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri

Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik : Her türlü randevu ve görüşme talebiniz için
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik :

GSM : (0 544) 227 28 14

(0 535) 369 91 56

(0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresleri: :

iozcelik2003@gmail.com

iozcelik2003@yahoo.com

ismail@pamukdedem.com

Kekemelik Sorunu-Tedavisi Hakkında Temel Açıklamalar

Kekemelik Sorunu-Tedavisi Hakkında Temel Açıklamalar

Görülebileceği gibi oranı en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). Giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman özel eğitim ve psikoloji ihtisaslı uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik ve ayrıca dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. Çalışmaya alınan birey tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak bire bir görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR. Çocuk küçükse annesi veya büyüğü ile çalışmalara alınmaktadır. Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir ve adayın durumu belgelenmektedir.Çalışmalar on seansta tamamlandıktan ve kusursuz olunduktan sonra UYGULAMALARA geçilmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir.

Anlatılanların ışığında Anne-Babalara ve Öğretmenlere Önerileri Açıklayalım :
Anne ve Babalara :
• Her çocuğun kendisine özgü konuşma gelişimi olduğu, buna müdahale edilmeden kendi gelişiminin izlenmesi anlatılmalıdır.Bunun için tutarlı ve sakin davranılması açıklanmalıdır.
• Çocuklarına konuşmak için ihtiyaç duymaları sağlanmalıdır. Çocuklara konuşma sevdirilmelidir.
• Aile içi çatışmaların çocukları etkilediği özellikle dil gelişimine etki ettiği anlatılmalıdır.
• Anne babalara çocuklarını kekemeliklerine karşı duyarlı olmaları sağlanmalıdır. Bu kapsamda çocuklarının konuşmalarını bebeksi bularak aşırı ilgi göstermeleri veya onları yermeleri ya da kayıtsız kalmaları; ileride çok zor düzelecek sorunlar yaratabilmektedir.
• Anne-babalar en kısa sürede uzman desteğine ulaşmalıdırlar. Bu anlamda yerleri ve ortamları güzel olan ancak içi boş merkezler seçilmemelidir. Esas olan Akademik kariyerli kişilerin yönetimindeki merkezlerdir. Sıklıkça yapılan İrrasyonel bir öneri kekeme çocuklasrın en az onbeşgün kulaklarını kapamaları ve kendiliğinden konuşma gelişiminin olacağıdır. Bu öneri içi boş ancak gösterişli; örneğin konumları gereği bir şey varmış izlenimindeki yerlerin akıl dışı önerileridir. Zira insan hava ve kemik yoluyla duyar. Kulağa pamuk tıkamak duymayı engellemez, aksine bunalımı artırır. Bir hastam bu öneri dahada iyi olsun diye bir ay pamukla dolaşarak bunalıma girmişti.
Öğretmenlere Öneriler :
• Öğretmenler sınıflarındaki kekeme çocuklara karşı olağan davranmalıdırlar. Onları ne damgalamalı ne de acımalıdırlar. Aileleri en kısa sürede bir merkez ve uzman desteğine yöneltmelidirler.
• Çocuğun dikkatini özürlü davranışına çekici davranıştan kaçınmalıdırlar.
• Çocukların, kendilerini kabul edici ve sosyal onay alıcakları davranışlara erişmelerini sağlamalıdırlar.
Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkese psikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır, hiçbir şekilde zorlanmazsınız. . Çocuğun veya başvuranın iyileşmesi esastır.Bundan daha önemlisi yoktur.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsınız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
SEANLAR FONETİK VE PSİKOLOJİK BOYUTA TAMAMLANMAKTADIR.
AİLE VE BİREYLERE PSİKOLOJİK YARDIMDAN ÜCRET ALINMAZ.
ÇALIŞMALAR ARKA ARKAYA TAMAMLANIRSA 10 (ON) GÜNDE FONETİK ÇALIŞMALAR BEŞ GÜNDE uygulamalar olmak üzere toplam ; 15 Onbeş günde tamamlanır:

Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır.Bu durumlar için moderatör Nermin Özçelik’i lütfen arayınız.
Randevu belirleme, Her türlü istek ve sorunuz
Rezervasyon ve Ön Görüşme
için merkez moderatörümüz Nermin Özçelik‘e Lütfen BAŞVURUNUZ
nerozcelik@gmail.com e-posta adresinden 0212 520 29 02 merkez telefonumuzdan veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Pamuk Dedem Danışmanlık Merkezi Olarak;

Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.

Anne Babalara Kekeme Çocuklarının Başarıya Erişmesinde Öneriler
1 . Planlarınızı Paylaşın:

Düzenli olarak yaptığınız aile toplantılarında, çocuğunuza model rolünde bir ebeveyn olarak kendi planlarınızdan bahsedin. Planlı olunduğu aktiviteler planlaması için yardımcı olun ve ders çalışma programının aralarına aile toplantıları koyun. Çocuğunuz bu yolla hem tek başına olmadığını hissedecek , hemde yararlı bir etkinlik olan planlamayı kullanabilecektir.

2 . Kitap Okuma Saatlerinin Kaydını Tutun:

Yatay eksende haftanın günlerinin yazılı olduğu bir grafik tutarak çocuğunuzu okuma konusunda motive edebilirsiniz. Çocuğunuzun en sevdiği kitaptan her akşam kaç sayfa okuyacağı konusunda hedef belirlenmesini sağlayın ve grafiği nasıl işaretlemesinin gerektiğini öğretin. Bu şekilde her gün okuduğu sayfa sayısının arttığını göreceksiniz ve daha da önemlisi çocuğunuza bu ilerlemesinden dolayı övdüğünüz zaman yüzündeki ışıltıyı sizde fark edeceksiniz. Bu tür bir eyleme giren çocuğunuza adım adım ödüllendirme yaratarak gelişimini sağlamaya eriştiriniz.

3 . Problemlerine Yardımcı Olun (Sorunlarıyla İlgilenin):

Çocuğunuzun okulda sürekli tekrar eden bir problemi olduğunda, çocuğunuzun öğretmeniyle konuşun ve problemi çözmek için planlar yapın. Buna rağmen sorun hâlâ devam ediyorsa, çözülmemişse ilerlemesine engel olan belirli bir öğrenme problemi olup olmadığını anlamak için okuldaki rehberlik servisleri ve öğretmenlerle ilgili ve ilişkili olun.

4 . Dinlenme Metodlarını Öğretin:

Eğer çocuğunuz sınav olurken panikliyorsa, ona küçük bir dinlenme, rahatlama tekniği öğretin. Önce, karnından yavaş ve rahat nefes almasını söyleyin. Daha sonra, nefesini verirken fısıltıyla D-İ-N-L-E-N demesini söyleyin. Çocuğunuza gerginliği ve vesveseleri arttığında bu yeni metodu uygulaması için cesaretlendirin. Bunu aynı zamanda siz de uygulayabilirsiniz.

5 . Sınavlarda Kendime Güvenmesi Gerektiğinin Öğretin :

Bazı çocuklar herhangi bir sınava tam olarak hazır olduklarını hissetmek için aşırı çalışma ihtiyacı duyarlar. Eğer sizin çocuğunuzda bu kategorideki çocuklardan biriyse, sınav gününden günlerce önce tekrar etmesini sağlayan, makul bir ders planı hazırlamasına yardımcı olun. Çocuğunuzun kendine güvenini kuvvetlendirecek uygulama sınavlarına girmesini sağlayın.

6 . “Araştır, Sor, Oku, Anlat, Tekrar et” Metodunu Çalışma Aracı Olarak Kullanın:

Sayısal sözel veya herhangi bir ders ile alakalı bir konuya çalışmaya başlamadan önce, çocuğunuza önce o konunun genel olarak ne hakkında olduğunu anlaması için araştırması gerektiğini, daha sonra konudaki başlıklar hakkında kendi kendine sorular üretmesi gerektiğini, bir sonraki aşmada bu sorunlara verilen cevapları okumasını, daha sonra verilen bu cevapları kendi kendine anlatmasını ve en son olarak da bütün öğrendiklerini tekrar etmesi gerektiğini öğretin veya sağlayın.

7 . Televizyon İzleme Vaktini Sınırlayın:

Çocuğunuzun her hafta kaç saatini TV önünde geçireceğine karar verin. TV rehberinden, programları ve showları çocuğunuzun önceden seçmesini sağlayın. Uygun zamanlarda tekrar izletmek için özel programlar kaydedin.

8 . Aile Olarak Yılda Bir Hafta TV’den Uzak Kalmayı Planlayınız:

Yılda bir hafta TV izlemeyin. Bu süre daha zevkli işlerin yapılmasına ve yeni şeylerin öğrenilmesine vesile olabilir.

9 . Çocuğunuzla Beraber TV İzleyin:

Programın içeriğini çocuğunuza açıklayın. Çocukların gerçek ve hayali ayırt etmelerine yardımcı olun. Reklamları tartışın ki çocuğunuz bilinçli bir tüketici olabilsin.

10 . Beraber Okuyun:

Bütün ailenin aynı anda katılabileceği bir okuma saati ayarlayın. Çocuklar, anne-babalarını okurken görmeye ihtiyaç duyarlar. “Söylediğimi yap”, ifadesinin “Yaptığımı yap” kadar etkili olmadığını unutmayın. Okuma kelime dağarcını arttıracaktır ve sohbetleri zevkli hale getirecektir.

11 . Öğretici Oyunlar Oynayın:

Bekleme zamanlarında ve diğer boş vakitlerde, çocuğunuzun düşünmesini harekete geçirmek için aklınızda bir oyun hazır olsun. Twenty Question (20 soru), Categories (sınıflar) ve I Spy (casusluk yaparım) sınıflandırma becerilerini ve yöntemini öğretir. En erken yaşlardan başlayarak, çocuğunuzun aletlerin çalışma şeklini, kavramları ve çevresindeki nesnelerin özelliklerini anlamasının nasıl geliştiğini gözlemleyin.

12 . Mantıklı Hedefler Belirleyin:

Bir çocuk için C’den A’ya derece atlamak imkansız gibi görünür. Her seferinde çocuğunuzun her gece çalışması için destekleyin ve gösterdiği çaba için her gün onu tebrik edin. Gelişmeyi göreceksiniz.

13 . Soruları Cevaplayın:

Öğrenme saat 3’te bitmez. Soruları öğrenme deneyimine çevirin. Eğer çocuğunuzun sorunlarının cevabını bilmiyorsanız bir kaynak kitaba baş vurun. Bir gezi planladığınızda önce biraz ev ödevi yapın. Beraber gideceğiniz yerin tarihini araştırın. Görülmeye değer yerlerin listesini yapın ve bu yerin neden önemli olduğunu bulun.

14 . Matematiği Gerçekçi Yapın:

Çocuğunuz, gerçek yaşam durumları yansıtan kelime problemine sahip olduğunda, gerçek araçları kullanın. Oturma odanızı adımla ölçün. Belli bir hızla gidilirse, büyükannenin odasına gitmenin ne kadar süreceğini hesaplayın. Matematiği gerçek hayatta ilişkilendirmek, çocuğunuzun öğrenme için ilkeleri ve sebepleri anlamasını kolaylaştırır.

15 . İyi Bir Dinleyici Olun:

Çocuğunuzun, size her gün okumasını sağlayın. Onu sadece yanlış okuduğu kelimeleri düzeltmek için dinlemeyin. Biriyle bağlantılı kavramlar hakkında o durumda karakterlerin başka neler yapmış olabileceği hakkında, daha sonra ne olabileceği hakkında konuşun. Çocuğunuzun, benzer temalarda okumuş olduğu hikayeleri hatırlamasını ve onları karşılaştırmasını sağlayın.

16 . Birlikte Sesli Okuyun:

Çocuğunuz okumaya başladıktan sonra ona kitap okumayı sürdürün. Şiir ve klasiklere de yer verin ve çocuğunuza okutturun. Sizin çocuğunuza okuduğunuz kitapların çoğu daha sonraları en sevilen ve tekrar tekrar okunan kitaplar arasında yer alır.

17 . Okul İşlerinde İstekli Olun:

Çocuğunun gittiği okulun faaliyetlerini destekleyen velilerden olun. Özel durumlarda okulda bulunacak telefon konuşmalarında bulunarak okula yardımcı olun. Çocuklar anne ve babalarını okulda görmekten çok hoşlanır. Ayrıca okulun sizin yardımınıza ihtiyacı var.

18 . Öğretmenlerle Konuşun:

Çocuğunuzun öğretmeniyle görüşmek için bir sorun çıkmasını beklemeyin. Diyaloğu ilk günlerden başlatın ve devam ettirin. Okulun ve öğretmenlerin yaptığını takdir etmek, bunu onlara hissettirmek çok önemlidir. Ufak bir teşekkür pek çok yol aldırır. Öğretmenlerin de olumlu tepkilere ihtiyacı vardır.

19 . Konuşmayı Genişletin:

Küçük çocuklar konuşmaya başladığı zaman onlara baş sallayarak yada tek kelimelik cevap vermeyin. Çocuğunuzun kelime dağarcığını genişletin ve onları düşünmeye sevk edecek cevaplar verin. Sonraları, çocuğunuzun uzun cümleler kurmasına ve düşüncelerini detaylarıyla açıklamasına yardımcı olun.

20 . Çok Pratik Yaptırın:

Mükemmellik amaç değildir. Büyüklerle kurulan en küçük bir diyalog, oyunlarda rol alma gibi faaliyetlere çocuğunuzun pratik yapmasını sağlayacaktır.

21 . Her gün Matematikle Uğraşın:

Çatalları saydırarak, kurabiyeleri toplatarak, malzemelerin ölçülerini verdirerek, termostatı ayarlayarak vb. çocuğunuza matematiğin önemini sezdirin.

22 . Okul Takip Çizelgesi Tutun:

Çocuğunuzun her yıl çalışmasını gösteren bir çizelge belirleyin ve böylece onun neleri öğretmekte olduğunu anlayabilirsiniz. Bu şekilde sık sık tekrarladığı hataları ya da dikkatsizlikleri saptayarak gerektiği zaman bu çizelgenin size yardımcı olmasını sağlayabilirsiniz.

23 . Okul Çalışmalarını Sağlayın:

Çocuğunuz okulda olamadığında ev ödevlerini gözardı etmeyin. Çocuğunuzun ödevlerini düzenlemesinin önemli bir yeri vardır. Bu çocuğunuzun çalışmalarını saklı tutmasına ve hergün sınıfta olanların önemli olduğunun sizin tarafınızdan bilinmesine yardımcı olacaktır.

24 . Ev Ödevi Planı Yapın:

Çocuğunuza ödevlerini yapması için iyi bir ışık ve aydınlatma sağlayın. Düzenli bir zaman ayarlayın. Çocuğunuzun yaptığı ödevleri zamanında ve doğru biçimde övün.
25. Çocuğunuzun Bilgisayardan Yararlanmasını Denetleyin:
Özellikle yaşına uygun olmayan ve ahlak gelişimine ters olan sitelere girmesini kontrol ediniz. Bilgisayarı sadece oyun oynama aracı ve chat aracı olarak benimsemesine engel olunuz.

• ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
• BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
• ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
• DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
• SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
• SORUNUN SADECE KİTAP OKUYARAK GEÇMESİ TAMAMEN YALANDIR.
• KEKEMELİĞİN HİÇ BİR ŞEY YAPILMADAN GEÇMESİ DİYE BİR DURUM YOKTUR.
• HİPNOZ, İLAÇ GİBİ UYGULAMALAR TAMAMEN ZIRVADIR. GEÇİCİ DÜZELME OLSA BİLE KONUŞMA TEKRAR BOZULABİLİR,
• VERNİCE VE BROKADA İKİ KONUŞMA MERKEZİ VARDIR.BUNLARIN ALT YAPILARI OLUŞTURULMADAN BAŞARRI OLAMAZ.
• DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
• AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik :
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik : GSM : (0 544) 227 28 14 (0 535) 369 91 56 (0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresi : e-posta: iozcelik2003@gmail.com
e-posta 2: iozcelik2003@yahoo.com e-posta 3: ismail@pamukdedem.com

Kekemelik Stres Etkileri ve PAMUKDEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik Stres Etkileri ve PAMUKDEDEM YÖNTEMİ
Var olan kaynak yazılı sözlü yada değişik kod düzeninde kendince önemli bir mesajı belirlemiş olduğu bir kanalı kullanarak yollamaktadır. Ancak iletişimin bu boyutta tamamlandığını düşünmek eksik olacaktır. Zira mesajı alan grup yani dinleyenlerde tepkide bulunacaklardır. İlgi gösterecek ya da göstermeyeceklerdir. Bu duruma göre kanalın davranışı şekillenecektir.. Bir iletişim olgusunun etki ve başarısı bir kimsede meydana gelen istendik değişikliklerle ifade edilebilir. Bu değişiklik ise bu kimsenin söz konusu süreçteki mesaja karşı gösterdiği reaksiyon ve tutumu ile belirlenebilir. Bunun sonucunda iletişim ile öğrenmenin birbiri ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Gerçekte kaynağın amacı alıcının davranışını değiştirmektir. Kaynak alıcının değişmesini ve öğrenmesini istemektedir.İletişimde bulunmanın amacı artık alıcının eski uyarıcılara karşı farklı biçimde cevap vermesini ve reaksiyon göstermesini sağlamaktır.
Amerikalı bilim adamları olan Paul Watzlawick, Janet H. Beavin ve Don D. Jackson’un (Pragmatics of Human Communication) adlı kitabında bu hususları belirlemişlerdir. Kuramcılar beş temel varsayım ileri sürmüşlerdir. Bunlar :
1. İletişim kuramamak olanaksızdır.
2. İletişimin ilişki ve içerik düzeyleri bulunmaktadır.
3. Mesaj alışverişindeki dizisel yapının kendi başına bir anlamı bulunmaktadır.
4. Mesajlar sözlü ve sözsüz olarak iki türlüdür.
5. İletişim kuran kişiler ya eşit yada eşit olmayan ilişkiler içindedirler.
Şimdi bu söylediklerimiz ilkeleri açıklamaya çalışalım.
1. İletişim kuramamak olanaksızdır : Paylaşılan bir sosyal ortamda birbirlerini algılayan kişiler olduğu sürece iletişim engellenemez. Karşılıklı susmak bile bir iletişim sonucunu yaratır. Örneğin yan yana oturduğunuz birisi sizinle konuşma fırsatı yaratmaya çalışırsa, ne yaparsınız. En genel örneği uyuma numarası. Varsa elinizdeki bir kitapla ilgilenmek.Bu ne demek benimle konuşmaya çabalayan kişi ben bunu istemiyorum. Sana ilgi göstermiyorum. Başım ağrıyor.Uykum var. Kitap şu an için daha önemli demektir. İşte hayatımız hep iletişim çabalarımızla doludur. Bazen el oğlu yada kızı kapattığınız kapının hesabını öyle bir sorar ki aklınız şaşar. Diyeti ağır olur. Hep diyet öderiz, evde örgütte, toplumda.
2. İletişimin ilişki ve içerik düzeyleri bulunmaktadır : Her iletişim eyleminin iki düzeyi bulunmaktadır. Bu boyutlardan birisi ilişki diğeri ise içerik düzeyidir.İlişki düzeyi içerik düzeyine anlam kazandırmaktadır. Adeta anlam yaratan çerçeveyi oluşturmaktadır. Bu nedenle daha bir üst aşamadır. Bir işin yapılmasına ilişkin üst asta söylesin:
a. Sen bu işi yapacak mısın?
b. Siz bu işi yapacak mısınız?
c. Bu işi yapmayı düşünüyor musunuz?
Sizce hepsinin ifadesi aynı mı?. Birinci cümlede söyleyen hitap ettiği ile kendini aynı yada yüksek düzeyde kabul ediyor.İkincisinde eşitlik var belki ama o resmiyete ne demeli. Sonuncusunda ise karşı tarafa saygı gösterme ideal düzeyde. Diğer taraf o işi el mecbur yapacak ama ona saygı gösteriyor ve gönlünü alıyorsunuz. Göreceğiniz üzere aynı tür içerik farklı biçimlerde ifade edilebilmektedir.Tersini düşünün bir çalışan üstündeki kişiye sen bu işi yapacak mısın?, İşe gidecek misin? gibi hitaplar kullanırsa bu neye yol açar. Yine aynı gizli mesajı verir dikkat et ben senle kendimi aynı düzeyde görüyorum. Haberin olsun diye seslendiriyorum.
3. Mesaj alışverişindeki dizisel yapının kendi başına bir anlamı bulunmaktadır: Arada var olan ilişki türü mesajların oluşturduğu sıralamaya göre değişebilir.İletişim öncesinde de açıkladığımız gibi sürekli bir mesaj alış-verişidir. Acaba siz ürettiğiniz için mi para alıyorsunuz?. Yoksa para aldığınız için mi üretiyorsunuz. Öğretmen öğrettikleri sonucunda maaş mı alıyor. Yoksa maaş aldığı için mi öğretiyor. Tavuk mu yumurtamı. Ne kimden.Aslında her iki insanın davranışları arasında farklılık bulunmamaktadır. Sadece biz davranışları farklı sıra içinde gördüğümüz için , farklı anlamlar yaratmaktayız.Örneğin maaş almaya A davranışı, öğretmeye de B davranışı diyelim. Sürekli olarak A dan B ye ve B den A ya zincirleme bir geçiş vardır. Bu durum sürüp gitmektedir.
4. Mesajlar sözlü ve sözsüz olarak iki türlüdür: Düşünsel ve duygusal mesajlar birbirinden ayrılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus hangi durumlarda ne tür mesajın iletişim kapsamında kullanılacağıdır.Mutlaka hepinizin bir sevdiği yada eşi vardır. Bu konumdaki kişiye her fırsatta onu çok sevdiğinizi tatlısı canısı olduğunu söylerseniz ne olur. Bir zaman sonra tabir yerinde olursa çuvallarsınız. Çünkü sizden beklenilen sözsüz ifadelerdir. Hiçbir şey yapamazsanız ufak bir armağan yada bir demet çiçektir. Eğer zihinsel ağırlıklı mesaj vereceksek sözel vermeyeceksek sözsüz iletişim ağırlık kazanacaktır.
5. İletişim kuran kişiler ya eşit yada eşit olmayan ilişkiler içindedirler: Burada taraflar birbirlerini eşit görmekteyse eşit ilişkiden söz edebiliriz. Eğer böyle bir eşitlik yoksa eşit olmayan ilişki devreye girecektir.Eğer siz karşı tarafı kendiniz kadar zeki çalışkan , sevimli , yetenekli buluyorsanız artık aynı kulvardasınızdır eşit ilişki kurulabilir. Ama öyle değil de karşı taraf sizin kadar zeki, çalışkan, yetenekli değilse ne olacaktır. Olacak olan eşit olmayan bir iletişimdir.
Belirttiğimiz hususların ışığında iletişimin kesilmesi stres yaratacaktır.

Psikoloji sözlüğü stres kavramını iki şekilde tanımlamaktadır. Bireyler, iki tür dengeyi bir arada sürdürmek zorundadır. Bunlardan birincisi, bireylerin içlerindeki denge halidir. Diğeri ise, dış çevreye karşı kurulması gereken denge halidir. İşte birinci anlamıyla stres, kişinin içten yada dıştan gelen veya algılanan etkilerle denge halinin bozulması ve bireyin ortaya koyduğu ruhsal-fiziksel tepkiler bütünüdür. Kısaca bozulan denge durumuna karşı tepkidir. İkinci anlamıyla kişide yukarıda tanımlanan türden tepkilere yol açabilen her türlü çevresel veya içsel geçici – sürekli , fiziksel, kimyasal, ruhsal etkenlerdir. O zaman kısaca belirtirsek, stres bir yönüyle etken, diğer yönüyle ise sonuçtur. Geçtan stres karşılığı zorlanma terimini kullanmaktadır.Kısaca şöyle demektedir. İnsan yaşantısında doyum aramaktadır.İçinden ya da çevresinden gelen nedenlerden ötürü engellenmelerle karşılaşır. Bunun sonucunda zorlanma yani ‘stres’ ortaya çıkmaktadır. Stres engellenme dışındada belirebilir.Çatışan, çelişen, aykırı , ayrı amaç ya da gereksinimin aynı anda bulunmasıyla da belirebilir. Böyle bir durumda amaçla ilgili gereksinimlerden birini seçersiniz. Ama öbürü engellendiği için çatışma olur ve stres ortaya çıkabilir.Zorlanma durumları bireyde bazı duygular yaratabilir. En yaygın olanı kızgınlıktır.Bir toplulukta insanlara karşı sürekli olarak bağırıp çağıran kızgın kişi, stres topudur.Kızgınlık duygusu kişiye aktivasyon sağlar. Eğer sık sık engellenme yaşanırsa kızgınlık duygusu yerini düşmanlığa bırakabilir. Bunun sonucunda kişide engellenme yaratan kişilere karşı zarar verme yada ortadan kaldırma istekleri ortaya çıkabilir. Birbirini çok seven kişilerin birbirlerine karşı düşmanla savaş ortamında yaşanabilecek sahnelere şahit olmuşsunuzdur. Çoğu zaman bu duruma hayret edersiniz. Nedeni yine stres yüklemesidir. Yeni bir durum organizmada korkuda yaratabilir. Bunun sonucunda organizma genellikle içinde bulunduğu durumdan kaçmaktadır. Bazen de donakalarak, düzenli bir biçimde hareket etme yeteneğini yitirir. Stres konusundaki çalışmaların bazıları bu durumu yaratan nedenler üzerinde durmaktadır. Diğerleri ise, bu olayların yarattığı fizyolojik ve psikolojik tepkiler üzerinde durmaktadır. Stres organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkmaktadır. Genelde stres’in fiziki yapıya etkileri herkeste aynıdır. Ancak psikolojik etkilenme, ortama bireyin ortamdan etkilenmesine , kişilik özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Sress’in organizmada yarattığı fiziki etkileri şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Depolanmış yağ ve şeker kana karışarak, mücadele için gereken enerji açığa çıkar.
2. Bedenin daha fazla oksijene ihtiyaca olacağı için solunum sayısı artar.
3. Beyne ve organlara daha fazla oksijen taşınabilmesi için alyuvar sayısı artar.
4. Kalp vurum sayısı artar basınç yükselir, tansiyon çıkar.Bu sırada organizmada kalıcı yada geçici felçler olabilir.
5. Kuvvet gerektiren işlere hazırlık yapılarak kasların gerilimi artmaktadır.
6. Yaralanmalara karşı kan kaybını azaltmak amacıyla kan pıhtılaşma mekanizması daha etkin hale gelir.
7. Sindirim yavaşlamakta ve durma noktasına gelmektedir.
8. Göz bebekleri daha fazla algı ve ışık alma üzere büyümektedir.
Stres’in organizmaya etkisi üç evrede ele alınabilir. Birinci evre alarm aşamasıdır. Bu evrede organizma doğal uyaranı stres olarak algılamaktadır. İkinci dönem direnç aşamasıdır. Organizma sadece yoğunlaştığı alana dirençlidir. Diğer alanlarda direnci düşüktür. Üçüncü dönem ise tükenme dönemidir. Eğer stres nedenleri uzun sürerse, tükenme ve bitkinlik olur. Daha sora bu kısır döngü yenilenebilir.
Stres’sin Nedenleri ve Sonuçları
Stres’sin nedenlerini şu şekilde sınıflayabiliriz:
a. Fiziki nedenler
b. Kimyasal nedenler
c. İş ile ilgili nedenler
d. Çevresel nedenler
e. Psiko-Sosyal nedenler
Stres’in kısa dönemli etkilerine bakacak olursak :
Fizyolojik olarak: Adale gerginliği, kalp çarpıntısı,kan basıncı artımı.
Psikolojik olarak : Endişe, karamsarlık, kızgınlık.
Zihinsel olarak : Unutkanlık, dikkat toplayamama
Stres’in uzun dönemli etkilerine bakacak olursak :
Fizyolojik olarak: Kronik hastalıklar, baş ağrısı, hiper tansiyon, kalp hastalıkları.
Psikolojik olarak : Kronik anksiyete ve depresyon, fobiler, kişilik değişikliği, ruhsal hastalıklar.
Zihinsel olarak : Düşünce ve hafıza bozuklukları, obsesif düşünceler ve uyku bozukluklları.
Peki sonuçta ulaşılan nokta nedir. ÜRETKENLİĞİN AZALMASI, ZEVK ALAMAMA,YAKIN İLİŞKİ KURAMAMA. Böyle bir kişinin ise ne kendisine ne de toplum açısından yararı olamaz.
Şimdide stres altındaki insanın temel özelliklerini sıralayalım:
a. Daha önceden alınabilen kararları alamamak.
b. Değersizlik, yetersizlik, güvensizlik, terkedilmişlik duyguları.
c. Alışılmış davranışlarda farklılık.
d. En uygun yerine en sağlamcı yolu seçmek.
e. Öfke, düşmanlık,kızgınlık hezeyanları.
f. Sigara ve içki kullanmada artış.
g. Kişisel hata ve başarısızlıkları sürekli düşünmek.
h. Aşırı hayale dalarak şu anki dünyadan uzaklaşmak.
i. Duygusal ve cinsel hayatta sonu nereye gider demeden davranma.
j. Birlikte olan kişilere ya aşırı güvenerek onlara sığınma yada reddederek saldırmak.
k. Alışılagelmişten veya dozunun çok üstünde çalışmak.
l. Konuşma ve yazıda belirsizlikler.
m. Önemsiz konular hakkında aşırı endişe duymak. Önemli konulara karşı ise kayıtsız kalmak.
n. Sağlığına karşı aşırı ilgi göstermek. Adeta hastalık hastası olmak.
o. Uyku bozukluğu, zor uyuma veya sık, sık uyanmak.
p. Ölüm ve intihar fikirlerinin sık, sık gündeme gelmesi. Bunu nasıl yapacağının fikri provasını defalarca yapmak.
Kekemelik iletişimin kesilmesi ve stres yaratmada etkin durumdadır.Kendi halibe bırakılamaz ve kendiliğinden geçmez.BUNUN İÇİN EŞSİZ PAMUKDEDEM YÖNTEMİ GEREKLİDİR.

KEKEMELİK SORUNU TEDAVİSİ PAMUK DEDEM YÖNTEMİ

Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur (Özsoy, 1982).Sürekli olmaması ve konuşmanın tamamını etkilememesine karşın; bireyi psiko-sosyal bağlamda tamamen etkilemektedir. Kişinin ve ailesininyaşamının tümünü etkileyerek, mahvetmektedir.Kekemelik; karmaşık davranış örüntülerini içerdiğinden tanımlanmasında ortak bir birlikteliğe rastlanmamaktadır. Kirk ve bir çok araştırıcı; kekemeliği ritm bozukluğu olarak tanımlamaktadırlar. Cebiroğlu ise, ritm bozukluğuna; konuşma akıcılığının bozulmasını eklemektedir. Bloodstein de benzer tanımda birleşmektedir. Johnson kekemeliği; bozulan kişisel ve sosyal uyum sonucunda hipertonik durumu yani kasılma halini önleme davranışı olarak anlatmaktadır. Kanımca; kekemelik karakterize davranışlarının olmaması halinde, kişilik parçalanmasında daha ileri noktalara gitmek olasıdır. Başka bir ifadeyle kekemelik, düzeltileceği ana dek bireyin bozuk olan psiko-sosyal uyumuna bir ön blok durumudur. Tabiki düzeltilmemesi halinde daha ileri sonuçlara yol açabilecektir. Özsoy ise, kekemeliği ; kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece sözcük yada cümlelerinde irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemelerinde ve bazen bunların yanında bir takım el kol ve vücut hareketleri gibi belirtilerle konuşmanın ritm ve akıcılığındaki bozukluktur şeklinde tanımlamaktadır (Özsoy,1982).
PAMUKDEDEM Danışma Merkezinde kullanılan yaklaşım bireye görelik esas alınarak tüm yöntemlerin geçerli kısımlarından yararlanılmasıdır. Buna ek olarak bire bir fonetik ve artikülasyon çalışmaları gerrçekleştirilmektedir. Görülebileceği gibi insidansi en yüksek olan kekemeliğin. (% 2). giderilmesini anne baba tek başına başaramaz. O zaman uzman desteği almak gerekli ve zorunludur. Biz PAMUKDEDEM DANIŞMANLIK MERKEZİ kapsamında emrinizde, yanınızda, kusursuz uzman desteğini sağlıyoruz.
KULLANILAN YÖNTEM psiko-linguel yani hem psikolojik hemde dil çalışmasıdır. Burada kastedilen bireylere; fonetik olarak Türk Dili seslerinin kelime ve cümlelerin, nefes çalışmalarının kazandırılmasıdır. Bunun hemen yanında psikolojik destek düzenli olarak sağlanılmaktadır. öğrenci tüm performansını bilgisayar ortamında dijital kayıt düzeninde grafik değerler olarak görmektedir. Sistemimiz AUDACITY SES GRAFİZE SİSTEMİNE DAYALI VE ASİSTAN KULLANILMADAN, BİZZAT DENEYİMLİ PROFESÖR hocamız tarafından yapılmaktadır. BU YÖNTEM DÜNYADA KULLANILAN VE SADECE BİZDE GEÇERLİ OLAN BAŞKA HİÇ BİR KİŞİ VEYA MERKEZİN BAŞARAMADIĞI YÖNTEMDİR.FONETİKÇALIŞMALARIN YANINDA PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANMAKTADIR
Bundan sonra beş ayrı alanda dijital uygulama yapılarak kusursuzluk belgelenmektedir.
Uygulama Alanlarımız :
1. TANIMADIĞI KİŞİLERLE KONUŞMAK
2. BİLGİSAYARDAN ŞİİR veya MASAL OKUMAK
3. TELEFONLA KONUŞMA
4. GRUP KARŞISINDA KONUŞMAK
5. KİTAP OKUMAK
• İlk önce aday tanımadığı kişilerle konuşmaktadır. Markete postaneye,pastaneye gitmekte simitçiyle,kestaneciyle konuşmaktadır. Yaşı küçükse anne ve babası ile gitmektedir.
• İkinci olarak aday yaşı büyükse bilgisayardan şiir durdurup (mausla) tekrar etmekte cihaz kaydetmektedir.Yaşı küçükse anne veya babası söylenen masalı( mausla) durdurarak tekrar ettirmektedir.
• Üçüncü olarak aday cep ve normal telefonla konuşmaktadır. Dijital ses kayıt cihazı uygulamaları dijital kayıt altına almaktadır.
• Dördüncü olarak veliler öğretmenler ve öğrenciler bir grup olmaktadır. Aday kendini amaçlarını tanıtan bir konuşma yapmaktadır.Grup adaya sorular sorabilmektedir. Aday küçükse konuşması merkez tarafından hazırlanmaktadır.
• Son uygulama adayın sesli olarak kitap okumasıdır. Adayın okuma yazmasının olmaması durumunda anne veya babası kitap okumakta aday tekrar etmektedir. Her uygulama sürecinde adaya göre düzenleme ve şekillendirmeler yapılarak kusursuzluğa erişilmektedir. Çalışmalar dijital ses kayıt cihazı (voice recorder) kullanılarak kayıt altına alınmaktadır. Bu yolla anne-baba ve uzman kusursuz sonucu belgelemektedir. Konuşmanın
kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Konuşma iletişimin temelidir. Aksaması hem sizi hem çocuğunuzu derinden yaralar.Konuşma gelişmesi içinde babıldama veya çağıldama evresi bulunmaktadır. Bazen ferkında olmadan aileler çocuklarının hatalarını her uyardıklarında, düzelterek söylediklerinde veya çocuklarının lehine davrandıklarını düşünerek özel ilgi sunduklarında sorunu kalıcı kılabilmektedirler. Bunun dışında kardeş sorunu eşler uyumu gibi konulardada kendi başınalık yetmemektedir. Bu halde uzman ve etkili merkez desteği şarttır. Yaşı ne kadar küçük olursa olsun anne çocuk bir arada eğitime alınır.Ayrıca gereken herkesempsikolojik destek sağlanır.Düşündüğünüz gibi tutar önemli değildir.Ödemeler size uygun kılınır.Asistansız profesörden eğitim ve destek alırsız.Esas olan çocuğun iyi hale gelmesidir. Bu eğitimi alan çocuk yaşı büyüdükçe daha da iyi konuşur hale gelecektir. Kendi kendine düzelmesi tamamen şanstır.HİÇ BİR ANNE BABA ÇOCUĞUNUN GELECEĞİNİ ŞANSA BIRAKMAZ VE BIRAKMAMALIDIR. Eğitim sonucunda anneler uzman eğitici konumuna erşerek çocuklarına hayat boyu yardımcı olmaktadırlar.
ON GÜNDE – DERSDE ÇALIŞMALARIN TAMAMLANMASI.
BEŞ GÜNDE DİJİTAL KAYITLI FARKLI UYGULAMALARLA KESİN KEZ KUSURSUZLUĞA VE MÜKEMMELLİĞE ERİŞME GARANTİSİ VE İSBATI.
ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN PSİKOLOJİ VE FONETİK ALANINDA BİREYSEL-ÖZEL DERS.
DİJİTAL KAYITLI UYGULAMALARLA KUSURSUZ KONUŞMA.
SUS DONEMI YOK. DOGRUDAN EGITIME BASLAMA. TUM YIYECEK VE ICECEKLER SERBEST!
DERSLER ASİSTAN KULLANMADAN UZMAN VE İHTİSSASLI ÜNİVERSİTE PROFESÖRÜNDEN.
AİLE VE BİREYE VERİLEN PSİKOLOJİK DESTEK SEANSLARINDAN ÜCRET ALINMIYOR.
Konuşmada dikkat ne söylendiğine değil nasıl söylendiğine kaydığında sorunlar başlamıştır.
Kekemelik dahil tüm hususlar artık devrededir.İşte bu anları tek başınıza aşmanıza imkan yoktur.Profesyonel yardıma ve uzman desteğine ihtiyacınız vardır. Pamuk Dedem‘de sorunlarını aşmak için başvuran danışanların “hasta” oldukları düşünülemez. Danışanlar; yaşamlarının bir yerinde eşleriyle, işleriyle, çocuklarıyla, kendileriyle, yani yaşamla sorunları olan kişilerdir. Terapi de bu sorunları aşmak için birlikte çaba göstermek demektir. Öncelikle, sıkıntılarımızla ya da şikâyetlerimizle bir problemi mi yoksa bir güçlüğü mü dile getirdiğimizi netleştirmemiz gerekir. . Örneğin çocuğun ilkokula başlaması, bitirmesi, kardeşinin dünyaya gelmesi, ilk kez kız arkadaş edinmesi, üniversiteye girişi, meslek seçimi, evden ayrılma, evlenme gibi her ailenin ve bireyin geçirdiği dönemler, kişilerin uyum göstermekte değişik dozlarda zorlandıkları; ancak aşılabilir dönemlerdir.
Bu arada beklenmedik olaylar da yaşanır; işten ayrılma, bir yakının ölümü gibi… Kişiler bu güçlükleri mâkul bir süre içinde bir şekilde aşarlar. Hayatın olağan güçlüklerinin mâkul bir süre içinde aşılamadığı ve/ya başkalarına sıkıntı verdiği durumlarda, durumun bir problem oluşturduğu söylenebilir.Bu noktada kendimiz, ailemiz ya da çocuğumuz için profesyonel yardım arayışına girmemiz gerekebilir.Durum ne kadar karanlık gözükürse gözüksün, doğru yaklaşım ve doğru müdahalelerle sorunlar makul bir sürede aşılabilecektir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile Terapisi, Stratejik Terapi kısa sürede sonuç alınabilecek yaklaşımlardır.Yapılması gereken, kişinin ilk adımı atma gücü kendinde bulmasıdır.
pamuk dedem‘de yukarıda bahsedilen ve bunların dışındaki pek çok sorunlara modern, bilimsel yöntemlerler çözüm üretilmektedir. Ayrıca kurumlar için kişisel gelişim üzerine seminer ve eğitimler verilmektedir.Vizyonumuz, bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve organizasyonların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedefledikleri değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler sunarak destek sağlamaktır.
Programa başlanılmadan HERHANGİ BİR DÖNEM SUSMA (0-15 GÜN) KONUŞMAMA-KULAĞA PAMUK TIKAMA ŞEKLİNDE SAÇMA BİR UYGULAMA YOKTUR. HERŞEYİ YEME İÇME SERBESTTİR. İLK GÖRÜŞME ÜCRETSİZDİR. Durumunuz randevu almanız ve incelenmeniz halinde bizzat size açıklanır. Mail adresine standart belirlememiz yoktur. Her kişi ayrı ayrı ele alınmaktadır.
BAZI TEMEL YANLIŞ KANAATLER:
• YANLIŞ: Yaşı ufak çocuklar eğitime alınamaz, alınmamalıdır. Kekemelik kendiliğinden geçer. Çocuğa sevgi göstermek yeterlidir.
DOĞRU : Yaşı ufak çocuklar eğitime ve çalışmalara alınabilir. Anneleri ile birlikte katılırlar. Çalışma sonunda anneler formatör öğretmen konumuna erişirler. Daimi olarak çocuklarının konuşmalarını destekler ve şekillendirir konuma erişirler. Çocuğa sevgi uygulamak kontrolsüz davranışları da kalıcı kılabi,ilir.Sonuçta kekemeliğin yanı sıra olumsuz alışkanlıklarda perkişebilir. Amcak babıldama çağı için %50 iyileşme olabilir.Terside doğrudur.Yüksek nisbette özre davetiye çıkartılmaktadır.
• YANLIŞ: Kekemeliğin çok önemli etkisi yoktur.Bırakın öylece kalsın.
DOĞRU : Kişinin hayatı mahvolmaktadır. Morali tükenmektedir. Anne-baba görevi yok olmaktadır. Saygınlığı kaybolmaktadır.

MODERATÖR NERMİN HANIMDAN RANDEVU ALINIZ.

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ:

Pamuk Dedem Danışmanlık Hizmetleri

Yeni Camii, Celal Bey Sokak, Vakıf Han. No: 1, Kat: 4, Daire: 9
034110 EMİNÖNÜ – İSTANBUL TeleFax: 0212 520 29 02
Moderatör: Nermin Özçelik : Her türlü randevu ve görüşme talebiniz için
nerozcelik@gmail.com
Merkez Telefonumuz 0212 520 29 02
veya
+90 (546) 841 57 40
+90 (533) 381 90 67 no’lu cep telefonlarından ulaşabilirsiniz.
Prof.Dr.İsmail Özçelik :

GSM : (0 544) 227 28 14

(0 535) 369 91 56

(0 506) 996 39 07
Site : www.pamukdedem.com
E-Posta Adresleri: :

iozcelik2003@gmail.com

iozcelik2003@yahoo.com

ismail@pamukdedem.com

Post navigation
← KEKEMELİK TEDAVİSİ